Başlığı görünce ya yanlış yazdığımı ya da bir şeyler saçmaladığımı sanmışsınızdır. Hayır ne Japonca biliyorum ne Çince ama son zamanlarda aklımı sağlıklı yaşama takıp okudukça size aktarmak istediğim konular çıkıyor, işte bu da onlardan biri.
Japon kültürüne ve özellikle Okinawa bölgesine ait bir bilinçli yeme ilkesidir. Anlamı kısaca: “Miden %80 dolduğunda yemeyi bırak.” Yani ne demek oluyor derseniz. Bu teori doğanın 80 e 20 kaidesini de uygulamanıza izin veriyor. Hatta derki yediklerinin %80i sağlıklı ve metabolize olabilecek gıdalardan, %20 si ise yaramaz gıdalardan olsun. Böylece sırf sağlıklı kalabilmek için hayatı kendine zehir etme felsefesidir aynı zamanda.
- Sofradan tam doymadan kalkmayı öğren
- Amaç “aç kalmak” değil, aşırı yememek ve bedenin doğal sinyallerini dinlemektir. Tokluk hissi beyne geç ulaştığı için, %80 doyum noktası fazla kaloriyi engeller.
Neden önemlidir? Araştırmalar ve gözlemsel veriler, Hara Hachi Bu yaklaşımının:
Kalori kısıtlaması etkisi yarattığını, Metabolik sağlığı desteklediğini, İnsülin duyarlılığını ve sindirimi iyileştirebildiğini, Oksidatif stres ve inflamasyonu azaltmaya katkı sağlayabildiğini, Uzun yaşam (longevity) ile ilişkilendirildiğini gösterir.
Okinawa, dünyada en uzun yaşayan topluluklardan biri olarak bilinir ve Hara Hachi Bu bu kültürün temel taşlarındandır. Pratikte uygulanışı çok kokladır.
- Yavaş ye ve iyi çiğne
- Ekransız ve dikkatli ye
- “Tıka basa tok muyum?” yerine “Biraz daha yiyebilirim ama gerek var mı?” sorusunu sorun kendinize
Sofradan hafif bir boşluk hissiyle kalkmayı öğrenin
Longevity perspektifiyle Hara Hachi Bu
- Beslenme,
- Zihin farkındalığı,
- Metabolik denge üçlüsünü aynı anda besleyen, basit ama güçlü bir yaşam pratiğidir.
Eski Türk yemek geleneklerinde de yemek yavaş yenir hatta aile topluluğunun oturup sohbetleştiği belki de en önemli anlarıydı sofra adabı. Hatta geleneksel içkimiz Rakı da sohbeti, küçük atıştırmalık mezeleri ile uzun süren bir yemek süresini gerektirir. Ne yazık ki pek çok şeyi, gerek modernlik, gerek çalışma düzensizlikleri arasında kaybetmiş bulunmaktayız. Batının her sağlığa zararlı yiyeceklerini çok kolay kabul ettiğimiz dönemden itibaren köftemiz varken, hamburgere, lahmacunumuz varken pizzaya, ayranımız varken coca colaya, sulu yemek varken ekmek arasına dönüverdik. Tarımda ata buğdayını yasakladık, glutenli yüksek verimli yabancı buğdayı ektik. İşte geldiğimiz nokta obezite arttı, dünyada en hızlı artan diabetliye sahip sağlıksız bir ülke olduk.
Ben liseyi yatılı okumuştum, o dönemde yemek zili çaldığında yangında bile olamayacak bir süratte yemekhaneye koşar üç kap yemeği belki hiç çiğnemeye fırsat bulamadan yutar yemek arsında eğlenmeye bakardık. Bu kötü alışkanlığım daha sonra iş hayatında kendime zaman ayırmadan ayak üstü ve aynı hızda yemekle çok ve gereksiz kilolar aldım. Bu gün sağlıklı olabilmek için önce eski alışkanlıklardan kurtulmaya, sonra da kilomu düşürme gayretine girdim. Kendimi strese sokmamak için Hara Hachi Bu konusunda çok aceleci olduğumu söyleyemem ama her geçen gün bir öncekinden daha iyi uyguladığımı görebiliyorum. Şunu bilmelisiniz ki kiloları ne kadar hızlı verirseniz o kadar hızlı geri alıyorsunuz. Gelin sizde HARA HACHI BU sistemini deneyin hep birlikte daha sağlıklı bir yaşama kavuşalım.

