Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikası ve Çerezler'nı ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş olursunuz.
Kabul
Eczacı DergisiEczacı Dergisi
  • Haberler
    • Bilgilendirici İçerikler
    • Türk Eczacıları Birliği
    • SGK Haberleri
    • Sağlık Bilgileri
  • Yazarlar
    • Prof. Dr. Ali Demir Sezer
    • Prof. Dr. Ekrem Sezik
    • Prof. Dr. Ş. Güniz Küçükgüzel
    • Bünyamin Esen
    • Meral Günay Öztürk
    • Uzm. Ecz. Sema Uysal Zeybek
    • Ecz. Vecihi Özerdemli
    • Ecz. Ahmet Olgay Altındağ
    • Ecz. Eyüp Talha Kocacık
    • Uzm. Dyt. Ezgi Öztürk
  • Röportajlar
  • Dergilik
  • Kaydettiklerim
Arayın
Entertainment
  • Haberler
    • Bilgilendirici İçerikler
    • Türk Eczacıları Birliği
    • SGK Haberleri
    • Sağlık Bilgileri
  • Yazarlar
    • Prof. Dr. Ali Demir Sezer
    • Prof. Dr. Ekrem Sezik
    • Prof. Dr. Ş. Güniz Küçükgüzel
    • Bünyamin Esen
    • Meral Günay Öztürk
    • Uzm. Ecz. Sema Uysal Zeybek
    • Ecz. Vecihi Özerdemli
    • Ecz. Ahmet Olgay Altındağ
    • Ecz. Eyüp Talha Kocacık
    • Uzm. Dyt. Ezgi Öztürk
  • Röportajlar
  • Dergilik
  • Kaydettiklerim
  • Anasayfa
© 2024 Eczacı Dergisi - Tüm hakları saklıdır.
Okunan: YAZ MEVSİMİ BİTERKEN, KIŞ DEPRESYONUNA GİRMEYİN
Giriş yapın
Bildirimler Daha göster
Font büyütücüAa
Eczacı DergisiEczacı Dergisi
Font büyütücüAa
Arayın
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Röportajlar
  • Yazarlar
  • Dergilik
  • İletişim
Zaten hesabınız var mı? Giriş yapın
Takip edin
  • Anasayfa
© 2024 Eczacı Dergisi. Tüm hakları saklıdır.
Eczacı Dergisi > Yazılar > Yazarlar > YAZ MEVSİMİ BİTERKEN, KIŞ DEPRESYONUNA GİRMEYİN
Yazarlar

YAZ MEVSİMİ BİTERKEN, KIŞ DEPRESYONUNA GİRMEYİN

Uzm. Dyt. Ezgi Öztürk
Yazar Uzm. Dyt. Ezgi Öztürk - Uzman Diyetisyen
22 Ekim 2025
Yazarlar
3.3k görüntüleme

Ruh Halimize İyi Gelebilecek Takviyeler

Yazın neşesi, güneşi, uzun günleri, açık hava buluşmaları derken hepimiz bir parça “güneş enerjisiyle” şarj olmuştuk. Ama şimdi ne oldu? Hava daha erken kararıyor, sabahlar serin, tatil hatıraları artık telefon galerimizde birer nostaljiye dönüştü.

Sonbahar ve kış ayları, özellikle yüksek enlemlerde yaşayan bireylerde ruh hali üzerinde olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Bu durum, literatürde “mevsimsel duygudurum bozukluğu” (Seasonal Affective Disorder – SAD) olarak tanımlanır. SAD, majör depresif bozukluğun mevsimsel bir alt türüdür ve sıklıkla kış aylarında artış gösterir. Düşük ışık maruziyeti, melatonin ve serotonin metabolizmasında değişikliklere, dolayısıyla da nörokimyasal dengesizliklere neden olabilir.

Bu ruh hali inişlerini doğallığı içinde kabul ederken, bilimden ve doğadan yardım almak da elimizde! İşte sonbahar-kış dönemine girerken enerjinizi artıracak, ruh halimizi destekleyecek bazı doğal takviyeler ve bilmemiz gerekenler:

5-HTP: Sindirimi ve Ruh Halini İyileştirmek için Bağırsak-Beyin Desteği

5-HTP, çeşitli nedenlerle tüketilen popüler bir besin takviyesidir. Anahtar kelime, beslenmemizdeki protein kaynaklarından doğal olarak elde ettiğimiz temel bir amino asit olan triptofandır. Tüketilen triptofan, daha sonra nörotransmitter olan serotonine dönüştürülebilen 5-HTP formuna dönüştürülebilir. Serotonin metabolizmada birçok hayati rol oynar ve 5-HTP takviyesi tipik olarak bu işlevlerden en az birini geliştirmek amacıyla üretilir.

Serotoninin Rolü – Ruh Hali, Uyku ve Sindirim-

Duygudurum stabilizasyonu: Düşük serotonin seviyeleri, depresyon ve anksiyete semptomlarıyla bağlantılıdır, öyle ki, depresyon ve anksiyete bozuklukları için birinci basamak tedaviler tipik olarak seçici serotonin geri alım inhibitörleri olarak bilinen bir ilaç sınıfıdır. Bu ilaçlar beyindeki serotonin düzeylerini yükseltir ve bu da anksiyete ve depresyon şiddetinin azalmasıyla ilişkilidir.

Uyku: Serotonin, uykuyu teşvik etmek ve uyku kalitesini korumak için hayati önem taşıyan bir hormon olan melatonine dönüştürülebilir.

Sindirim: Her şey birbirine bağlı! Kötü uyku kalitesi, daha az çeşitliliğe sahip bir bağırsak mikrobiyomu ve daha fazla gastrointestinal problem insidansı ile ilişkilidir. Yeterli serotonin seviyeleri hem uyku hem de sindirim için hayati önem taşır.

5-HTP Takviyesi: Şimdiye Kadarki Kanıtlar…

Teorik olarak, 5-HTP’nin artırılması serotonin üretimini artırabilir ve birçok işlevini geliştirebilir.  Ruh hali iyileştirmesi açısından, 5-HTP takviyesini depresyonlu hastalarda daha iyi sonuçlarla ilişkilendiren çeşitli çalışmalar vardır. 2013’te yapılan bir sistematik incelemede, 5-HTP’nin antidepresanlara kıyasla daha az yan etkiyle benzer etkinlik gösterdiği belirtilmiştir.

5 hafta kullanım süresi ile 5-HTP takviyesinin de uyku kalitesini iyileştirdiği ve bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini artırdığı bulunmuştur. Bununla birlikte, başka bir çalışma, 15 haftalık 5-HTP takviyesinin, irritabl bağırsak hastalığı olan hastalarda yorgunluğu hafifletmeye yardımcı olabileceği gösterilmiştir.

5-HTP takviyesinin vücut yağını azaltmaya yardımcı olabileceğine dair bazı çalışmalarda yer almaktadır.  Çoğu çalışma, faydalı değişiklikleri indüklemek için yeterli görünen 100 mg/gün’lük bir 5-HTP dozunun etkinliğini göstermektedir.

5-HTP takviyesinin genellikle güvenli olduğu bulunmuştur. Serotonin seviyelerini, yüksek tansiyon, baş dönmesi, oryantasyon bozukluğu, hipertermi ile karakterize serotonin sendromu adı verilen bir durum geliştirecek ölçüde artırmak teorik olarak mümkündür. Serotonin sendromu tedavi edilmezse potansiyel olarak ölümcüldür. Eğer sadece 5-HTP takviyesi tüketiyor ise belgelenen bir serotonin sendromu vakası  bulunmamaktadır. 5-HTP takviyelerini serotonini artıran diğer tedavilerle (Zoloft veya Prozac gibi SSRI ilaçları) birleştirmenin bunu mümkün kılabileceğinden bahsedilmektedir.

Bu da bizi şuna götürüyor: 5-HTP takviyelerinin sağlığımız üzerinde olumlu bir etkisi olabilir. Tüm takviyelerde olduğu gibi, takviyeyi dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve iyi uyku hijyeni içeren bir yaşam tarzına eklenecek potansiyel bir parça olarak düşünmenizi öneririm. Ek olarak, 5-HTP’yi yalnızca sağlık profesyonelinizle görüştükten sonra takviye etmenizi öneririm.

D Vitamini: Güneşin Yerini Ne Tutar?

Yazın bol bol güneş alabilmeye çalıştık. Ama güneşsiz günler yaklaşıyor ve D vitamini depoları boşalmaya başlıyor. Bu vitamin sadece kemiklerimiz için değil, aynı zamanda serotonin üretimi için de çok önemli. Eksikliği; yorgunluk, halsizlik, depresif ruh hali ve odaklanma sorunlarına neden olabilir.
D vitamini, kalsiyum homeostazı ve kemik sağlığı dışında, sinir sistemi üzerinde de önemli etkilere sahiptir. Beyindeki serotonin üretimini regüle ettiği ve nöroinflamasyonu azalttığı gösterilmiştir.
Meta-analiz çalışmaları, D vitamini düzeyi düşük bireylerde depresyon riskinin anlamlı şekilde yüksek olduğunu göstermektedir. Günde 1000–4000 IU D3 vitamini takviyesi, düşük düzeylerdeki bireylerde faydalı olabilir.

Ne yapmalı?
Günde 1000–2000 IU D3 vitamini takviyesi, özellikle kapalı mekanlarda çalışanlar için oldukça faydalı olabilir. Ama önce kan testi ile 25(OH)D düzeyi ölçülmeli, eksiklik saptanırsa uygun dozda takviye başlanmalıdır.

Omega-3: Ruh Halinin İyileştiricisi

Soğuk su balıklarında bol bulunan omega-3 yağ asitleri, beyin sağlığı ve duygudurum dengesi için olmazsa olmazlardan. EPA ve DHA içeriğiyle sinir hücrelerinin iletişimini güçlendirerek depresyon semptomlarını hafifletebilir. 2020 yılında yayınlanan bir meta-analiz, EPA içeriği %60’tan fazla olan takviyelerin depresyon semptomlarını anlamlı şekilde azalttığını ortaya koymuştur

Balık tüketiminiz azsa, günlük 1000 mg civarında omega-3 takviyesi almak ruh halinizi destekleyebilir. Özellikle EPA oranı yüksek olan ürünleri tercih edebilirsiniz.

B12 ve Folat: Enerji ve Neşe Vitaminleri

B12 ve folat eksikliği, özellikle vejetaryen veya vegan beslenenlerde sık görülür ve sıklıkla depresif belirtilerle karıştırılır. Beynin “iyi hissetme” kimyasallarını üretmesinde kritik rol oynarlar. Bu vitaminler, metilasyon döngüsü ve nöronal iletimde rol alan nörotransmitterlerin sentezi için gereklidir (örn. serotonin, dopamin, noradrenalin).B12 ve folat eksikliklerinin, depresif bozukluk riskini artırdığı ve tedaviye yanıtta gecikmelere neden olduğu gösterilmiştir.

Ne yapmalı?
Kendinizi “yavaşlamış ve unutkan” hissediyorsanız, bir B12 testi yaptırmak iyi bir başlangıç olabilir. Eksiklik varsa B-kompleks takviyeleri de işe yarayabilir.

L-Theanine ve Ashwagandha: Doğal bir Sakinlik Arayanlara

L-theanine, yeşil çayda bulunan ve zihni sakinleştirirken aynı zamanda uyanık tutabilen bir amino asittir. Beyinde alfa dalga aktivitesini artırarak gevşeme etkisi sağlar. Aynı zamanda glutamat antagonisti ve GABA agonisti gibi davranabilir. Bazı çalışmalarda, L-theanine’in anksiyete ve stres düzeylerini düşürdüğü ve bilişsel performansı artırdığı gösterilmiştir.Günlük 100–200 mg L-theanine, özellikle gün içi stres ve zihinsel yorgunluğa karşı fayda sağlayabilir.

Ashwagandha ise stresi azaltıcı etkisiyle bilinen adaptojenik bir bitkidir. Her ikisi de mevsimsel anksiyete ve dalgalı ruh halleriyle baş etmeye yardımcı olabilir. Ashwagandha, adaptojenik özelliklere sahip bir bitkidir. Hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) ekseni üzerindeki düzenleyici etkisi sayesinde, kronik stres yanıtını azaltabilir.Randomize kontrollü çalışmalarda, ashwagandha kullanımının anksiyete skorlarını ve kortizol düzeylerini anlamlı şekilde azalttığı gösterilmiştir.

Ne yapmalı?
Kapsül ya da çay formunda alınabilir. Özellikle yoğun iş temposunda zihinsel yorgunluk hissediyorsanız, bu ikili sakin aynı zamanda enerjik kalmanıza yardımcı olabilir.

Melatonin: Uyku Bozulursa Ruh Halimiz de Bozulur

Günlerin kısalmasıyla vücudun biyolojik saati şaşabilir. Uyku kalitesi düşer, sabahları kalkmak eziyet olur. Melatonin takviyesi, özellikle gece geç uyuyup sabah uyanamayanlarda faydalı olabilir. Melatonin, epifiz bezinden salgılanan ve sirkadiyen ritmi düzenleyen bir hormondur. Melatonin takviyesi, uyku başlangıcı ve kalitesinde anlamlı iyileşmeler sağlamaktadır. Ayrıca bazı çalışmalarda, hafif depresyon belirtileri üzerinde de dolaylı etkileri olduğu görülmüştür.

Ne yapmalı?
Düşük doz (0.5 – 3 mg) melatonini, yatmadan 30 dakika önce alabilirsiniz. Uzun süreli kullanımlar için mutlaka bir uzmana danışmakta fayda var.

Probiyotikler ve Prebiyotikler

Bağırsak-mikrobiyota-beyin ekseni, duygu durum düzenlemesinde önemli rol oynar. Özellikle Lactobacillus ve Bifidobacterium türlerinin nörotransmitter sentezini desteklediği bilinmektedir.
Psikobiyotik adı verilen bazı probiyotiklerin, anksiyete ve depresyon semptomlarını azalttığına dair artan sayıda çalışma mevcuttur. Çeşitli suşlar içeren, en az 10 milyar CFU içeren ürünler tercih edilebilir. Lifli beslenme ile desteklenmelidir.

2025 yılında Nature dergisinde yayınlanan güncel bir çalışma probiyotiklerin zamanla olumsuz ruh halini iyileştirebileceğinden bahsetmektedir.

Mikrobiyom-bağırsak-beyin ekseninin hızla gelişen alanı, bağırsak mikrobiyomunun insan duygularını nasıl etkileyebileceği konusundaki araştırmalara ilham kaynağı olmuştur. 88 sağlıklı gönüllüde randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir tasarım kullanarak, anketler, duygusal işleme testleri ve günlük raporlar aracılığıyla çok çeşitli bir probiyotik desteğin duygu düzenleme ve ruh hali üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı bir çalışma yürütülmüştür. Günlük izlemeye dayanarak, probiyotiklerin iki haftadan sonra olumsuz ruh halini azalttığına dair net kanıtlar bulunmuştur.Probiyotiklerin genel popülasyonda ruh sağlığına fayda sağlayabileceği ve en fazla fayda sağlayan bireylerin özelliklerini belirleyerek, gelecekte risk altındaki bireylerin hedeflenmesine olanak sağlayabileceği sonucuna varılmıştır.

Sonuç: Ruh Halini Dinle, Bedenine İyi Bak 

Mevsim geçişleri hem bedenimiz hem ruhumuz için mini bir adaptasyon sınavıdır. 

Mevsimsel geçiş dönemlerinde ruh halindeki değişiklikler, yalnızca psikolojik değil aynı zamanda nörobiyolojik temellere dayanmaktadır. Bu süreçte gün ışığına maruziyetin azalması, nörotransmitter dengesizlikleri, uyku-uyanıklık ritminin bozulması ve besin eksiklikleri, duygu durum bozukluklarını tetikleyebilir.

Kanıta dayalı besin takviyeleri; bu dengesizlikleri hedef alarak, bireylerin ruhsal dayanıklılığını artırabilir. Ancak her bireyin fizyolojik ve psikolojik profili farklı olduğundan, takviye kullanımı ve beslenme planı kişiye özel olarak, uzman gözetiminde planlanmalıdır.

Kendinimize nazik olalım. Her şeyden önce, bu ruh halinin “normal” ve geçici olduğunu bilmek bile bir adım ileri taşıyabilir.Küçük bir yürüyüş, bir fincan bitki çayı, sıcak bir sohbet… Ve belki de yukarıdaki desteklerden biri… Kış, sadece karanlık değil; aynı zamanda battaniyeler, kitaplar ve kendini dinleme mevsimidir de. Onu birlikte güzelleştirebiliriz.

TAKVİYE 5.0: YAPAY ZEKA VE HÜCRESEL TARIMIN KESİŞİMİ
PHARMANIA’24 ECZACILIK FESTİVALİ’NDE BULUŞALIM
BİYOTEKNOLOJİK İLAÇ DOSYASI: RAPAMİSİN
KADIN SAĞLIĞINDA KRİTİK BİR SORUN: İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARINA KARŞI BİLİNÇLENME VE ÖNLEME STRATEJİLERİ
BİYOTEKNOLOJİK İLAÇ DOSYASI: ENOKSAPARİN
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Whatsapp Whatsapp LinkedIn Eposta Linki kopyala Yazdırın
Önceki yazı ECZANELERDE PERFORMANS YÖNETİMİ: ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE GERİ BİLDİRİM
Sonraki yazı 34 Yıllık ESGE Kongresi İstanbul’da Düzenlendi
Yorum yapılmamış Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni eklenen haberler

17 Ocak 2026 Tarihli Resmi Gazetede Yayımlanan SUT Değişikliği Hakkında Karşılaştırmalı Tablo ve Bilgi Notu Yayımlandı
Haberler
19 Ocak 2026
ARBUTİN
Yazarlar
19 Ocak 2026
AVRO KURU VE İLAÇ İSKONTO BAREMLERİ GÜNCELLENDİ
Yazarlar
19 Ocak 2026
“MODERN MAJİSTRAL” Mİ, YOKSA ZAMANA DİRENEN BİR BİLİM Mİ?
Yazarlar
17 Ocak 2026
BASİT ŞEYLER ÜZERİNE…
Yazarlar
17 Ocak 2026

Eczacı Dergisi Kurumsal

İmtiyaz Sahibi: Meral Günay Öztürk
Yayıncı Kuruluş: Novi Medya Merkezi İletişim ve Yayıncılık A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Çetin Öztürk
Grafik Tasarım: Filiz Erdem
Editör: Songül Türe
Pazarlama Yönetmeni: Kübra Yeşildirek
Dijital Pazarlama Yönetmeni: Tuğba Taylan

PHARMASEA
Ad imageAd image

Gizlilik ve Çerez Politikası | KVKK Aydınlatma Metni | Kullanıcı Sözleşmesi

İletişim Bilgileri

A: Eski Büyükdere Caddesi
Maslak İş Merkezi No:37 Kat: 5
Maslak/İstanbul
T: (0212) 256 67 67
F: (0212) 256 34 33
E: eczaci@eczacidergisi.com

Eczacı DergisiEczacı Dergisi
Takip edin
© 2024 Eczacı Dergisi - Web sayfalarında yer alan tüm bilgi, döküman, fotoğraf, video, görüntü, metin, vb. herhangi bir içerik izin alınmadan kullanılamaz. Tüm hakları saklıdır.
adbanner
Hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Username or Email Address
Password

Şifre hatırlatma