Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikası ve Çerezler'nı ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş olursunuz.
Kabul
Eczacı DergisiEczacı Dergisi
  • Haberler
    • Bilgilendirici İçerikler
    • Türk Eczacıları Birliği
    • SGK Haberleri
    • Sağlık Bilgileri
  • Yazarlar
    • Prof. Dr. Ali Demir Sezer
    • Prof. Dr. Ekrem Sezik
    • Prof. Dr. Ş. Güniz Küçükgüzel
    • Bünyamin Esen
    • Meral Günay Öztürk
    • Uzm. Ecz. Sema Uysal Zeybek
    • Ecz. Vecihi Özerdemli
    • Ecz. Ahmet Olgay Altındağ
    • Ecz. Eyüp Talha Kocacık
    • Uzm. Dyt. Ezgi Öztürk
  • Röportajlar
  • Dergilik
  • Kaydettiklerim
Arayın
Entertainment
  • Haberler
    • Bilgilendirici İçerikler
    • Türk Eczacıları Birliği
    • SGK Haberleri
    • Sağlık Bilgileri
  • Yazarlar
    • Prof. Dr. Ali Demir Sezer
    • Prof. Dr. Ekrem Sezik
    • Prof. Dr. Ş. Güniz Küçükgüzel
    • Bünyamin Esen
    • Meral Günay Öztürk
    • Uzm. Ecz. Sema Uysal Zeybek
    • Ecz. Vecihi Özerdemli
    • Ecz. Ahmet Olgay Altındağ
    • Ecz. Eyüp Talha Kocacık
    • Uzm. Dyt. Ezgi Öztürk
  • Röportajlar
  • Dergilik
  • Kaydettiklerim
  • Anasayfa
© 2024 Eczacı Dergisi - Tüm hakları saklıdır.
Okunan: Rahatın Batması
Giriş yapın
Bildirimler Daha göster
Font büyütücüAa
Eczacı DergisiEczacı Dergisi
Font büyütücüAa
Arayın
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Röportajlar
  • Yazarlar
  • Dergilik
  • İletişim
Zaten hesabınız var mı? Giriş yapın
Takip edin
  • Anasayfa
© 2024 Eczacı Dergisi. Tüm hakları saklıdır.
Eczacı Dergisi > Yazılar > Yazarlar > Rahatın Batması
Yazarlar

Rahatın Batması

Uzm. Ecz. Sinem Güngör Bayar
Yazar Uzm. Ecz. Sinem Güngör Bayar
24 Haziran 2026
Yazarlar

“İş yapmak sürekli olarak gelecekle uğraşma, sezgisel bir öngörü oluşturma egzersizidir.” 

Henry Luce

Peter Fisk, “İş Dehası” kitabında üç çeşit büyümeden söz eder; 

1-Opsiyonel Büyüme: 

Yaptığınız işi daha iyi yapın. (Hem kazanç hem risk düşüktür, etkisi hızlıdır)

2-İnovatif Büyüme: 

Yaptığınız işi farklı bir şekilde yapın. (Hem kazanç hem risk orta seviyededir, etkisi yavaştır)

3-Stratejik Büyüme: 

Farklı işler yapın. (Hem kazanç hem risk yüksektir, etkisi daha yavaştır)

Hayatla ilişkimiz genel olarak böyle, risk büyükse kazanç da büyük. Risk küçükse kazanç da küçük. İyi şeyler zaman alıyor. 

Kitapta beni çeken şey bize yıllardır öğretilen satış, pazarlama, liderlik ve yöneticilik derslerinden önce; farklı düşünmekten söz edilmesi. Farklı düşünmek çok çok temel, çoğu zaman farkında bile olmadığımız bir ihtiyaç. Özellikle biz eczacılar için çok daha büyük bir ihtiyaç çünkü eczacılık fakültesine girdiğimiz andan itibaren, 

– Bir reçeteyi/ ilacı/ terkibi hata yapmadan, tamamen doğru ve düzgün bir şekilde hazırlama,

– Kuralların dışına çıkmadan, bir çerçeve içinde çalışma,

– Hem tezgahta, hem rafta hem de masa üzerinde düzen ve disiplin,

– Ayın, haftanın ve günün belli zamanlarında belli rutinleri izleme ve belli görevleri tamamlama,

– Zamanı, eşyayı, parayı, insanları yönetme üzerine bir tedrisattan geçiyoruz. 

Bu tedrisat olmadan eczacılık fakültesini bitiremezdik, eczane işletemezdik, başarılı olamazdık. Düşünce yapımız buradan evrildi, buradan bir şeyler öğrendi ve bu tarz düşünmenin, çalışmanın, yaşamanın işe yaradığına karar verdi. Oysa şu an serbest piyasanın ve eczanelerin geldiği noktada tıkanmış durumdayız ve bildiğimiz eski çözümler artık çalışmıyor. Yeni bir şey denemeden önce, yeni bir şey düşünmemiz lazım. Peki, nasıl düşüneceğiz? Çoğu zaman farkında bile olmadığımız kalıplarımızı, kör noktalarımızı nasıl ekarte edip daha yaratıcı kanallara giriş yapacağız? Bunun çeşitli yolları var elbette, zihni ve bedeni esnetmek, hareket ettirmek birincil koşullar. Bu bağlamda aklıma gelen çözümler; 

– Zihin yoğun çalışıyorsa, onu dinlendirmek için bedeni yormak, hareket ettirmek, ter ve toksin attırmak.

– Hiç görmediğimiz yerlere seyahat etmek, anda kalmayı sağladığı için, içimizde bir buz kütlesini kırıyor. 

–Yeni bir şey öğrenmek. Tamamen yabancısı olduğumuz bir kültürün dili, alfabesi, edebiyatı, günlük konuşmaları üzerine çalışmalar yapmak, yeni bir dil öğrenmek. 

– Hiç tarzımız olmayan bir şey giymek, yemek, içmek, okumak. Deneyimlerimize tamamen yabancı tatlarla beş duyumuzu tanıştırmak. Okuma alışkanlığınızdan farklı olarak bir polisiye romana başlamak, ya da şiir, ya da bir tiyatro senaryosu. Bir mağazaya girmek ve asla giymem denilen bir şeyi denemek ve kendimize bakmak. Daha önce yemediğimiz bir yemeğin, içeceğin tadına bakmak. 

– Başka, alakasız olduğumuz insanlarla zaman geçirmek, asla girmem denilen ortamlara, mahallelere girmek, o insanlarla tanışmak, hatta ve hatta başka işlerin içine girmek. Başka işler nasıl yapılıyor, nasıl ilerliyor, nasıl para kazanılıyor görmek, öğrenmek ve deneyimlemek… 

Eczane eczacıları olarak tüm hayatımız eczane oluyor bir süre sonra. Sanki hayattaki tek gerçek eczane, hayattaki en önemli yer eczane, en önemli iş eczacılık, en önemli insanlar eczaneye gelen insanlar gibi hissediyoruz bir süre sonra. Oysa resmin bütününde böyle bir şey yok, hayat sonsuz olasılıklar bütünü, her manada. Tüm bu deneyimler olmadan, hadi ben farklı düşüneyim deyince farklı düşünülmüyor, oraya geçişler kapalı. O kapıyı biz içeriden açabiliyoruz ancak, kilidin anahtarını da içimizde bulabiliyoruz. Farklı olmaktan, farklılaşmaktan, farklı hissetmekten, herhangi bir farklılıktan korkmamamız gerekiyor. Öylesine zor ki bizim için… Tüm eczaneler birbirine bu kadar benzerken… Tabelalarımız aynı, standartlarımız aynı (bunlara hiç lafım yok, zaten öyle olması gerekiyor); bir standart olmadan kaliteden de bahsedemeyiz. Ancak bu aynılık düşüncede, davranışta, reflekslerde, konuşmalarda, dert yanmalarda bile aynılığa tekabül ediyor bir süre sonra. Hem kişisel merakım hem de hobi olarak çok yer gezmiş, çok eczacıyla tanışmış, çok farklı eczanelerde bulunmuş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, benzer durumlarda benzer esprileri yapıyor, benzer şikayetlerde bulunuyoruz. Aklımıza ilk gelen kelimeler, hayata bakışımız, espri anlayışımız, yatırım anlayışımız – istisnai artı eksi %10’luk sapma hariç- aynı. Bu kadar aynı düşünen, aynı çözümleri üreten, aynı şeylere gülen, aynı şeylere ağlayan insanlar olarak, tüm eczacıların bir aile olduğunu da gözlerim dolarak, belirtmek isterim. Bizler tüm ülkeye ve hatta dünyaya yayılmış, benzer dertlerden muzdarip, kocaman bir aileyiz. Birbirinden ayrı düşünülemeyen, bir bütünüz. Eskiden, eczacılığımın ilk yıllarında, bu birlik ve beraberlik söylemini anlayamıyordum. Herkes tek ve herkesin başarısı kendi başarısı sanıyordum, ne safmışım. Kapitalist kitaplarla, eğitimlerle, bireyci kültürle nasıl da kendimi oyalamışım. Aradan yirmi dört yıl geçince anlıyorum ki, evet böyle olmalıydı, bir bütün olarak değerliydik. Sistem en başarılı ve güçlü eczaneyi değil, küçüğüyle büyüğüyle tüm eczaneleri korumalıydı. Bir eczane zarardaysa ben de zarardaydım. Bugün olmazsa yarın. Ancak tam da burada, şu anda, birlik ve beraberlik anlayışını korumak için; aynılık değil, farklılık gerekiyor, paradoksal olarak.  

Bütünlüğü bozmayacak şekilde farklı düşünerek, farklı çözümleri bulmamız gerekiyor. Eczane eczacıları olarak inovasyon kavramını bir şekilde hayatımıza dahil etmemiz, sistemlere işlememiz gerekiyor. 

Zira artık bir eczanenin rakibi başka bir eczane değil,

  • Bir mobil uygulama
  • Bir teknoloji şirketi
  • Bir yapay zeka sistemi
  • Bir akıllı giysi ya da kitap tasarımı olabilir.

Oralarda kaybolmadan var olabilmek için, bir dönüşüm başlatmak gerek. Bu dönüşüm önce düşüncemizde başlamazsa, işe ve hayata yansıyamayacak. 

İş Dehası kitabı, klasik işletme kitaplarından farklı olarak, finans, strateji ve pazarlamayı anlatırken sürekli şu sorunun peşinde:

“Bir şirket nasıl daha akıllı değil, daha yaratıcı düşünebilir?”

Ve bizim sorumuz da şu, 

Bir eczane nasıl daha yaratıcı düşünebilir? 

Düşünce sistemleri ve strateji dediğimiz, inovasyon dediğimiz, tek seferlik bir şey değil, her sabah yeniden güncellenen bir şey.

İhtiyacımız olan;

– yeni fırsatları görmek

– değişimi erken fark etmek

– yeni oyun alanları oluşturmak 

Bir üstünlüğümüz olacaksa bilgi üstünlüğü değil, bakış açısı üstünlüğü olmalı. Neden bazı insanlar, bazı şirketler geleceği önceden görüyor da biz göremiyoruz? Neyi kaçırıyoruz? Neyi ıskalıyoruz?

Bütün çabamız mevcut durumu iyileştirmek, maliyetleri düşürmek, iş akışını düzeltmek, çalışanların ve makinelerin verimini artırmak üzerine iken, belki de birileri başka bir yerde başka oyunlar kuruyordur? Yeni bir oyun kurulacaksa, onu neden biz kurmayalım? Kitaptan öğrendiğim iki değerli düşünce;  

1-Müşteriler nasıl daha mutlu olur yerine, müşteriler neden buna ihtiyaç duyuyor? Sorusunu sormak. Nasıl yerine neden diye sormak. Bu işi neden yapıyoruz? En temelde ve gerçekte, asıl motivasyonumuz nedir? Biz neye hizmet ediyoruz? Müşterilerimiz ne zaman,  neden mutsuz? Müşterilerimiz ne zaman, neden mutlu? Eczaneler neden önemlidir? Bir eczane ve bir eczacı, o mahalle ve o kasaba, o şehir için neden değerlidir? Bu sorulara odaklanırsak daha gerçek bir yerden çözümler bulabiliriz. 

Örneğin eczane değerlidir çünkü sadece ilaç vermez;  yakınlık, dostluk, sırdaşlık da verir; konu sadece ilaç alışverişi değildir, insanın bütün olarak ihtiyaçlarına karşılık vermesidir. 

2-Bugünden geleceğe bakmak yerine, gelecekten bugüne bakmak. 10 yıl sonrasını hayal edersem, yaptığım işe bakışım nasıl olurdu? Orada bir değişim başlayacaksa, onu ben başlatabilir miyim? O değişimi şimdi başlatırsam öne geçer miyim? İşime yarar mı? Yoksa dışlanır mıyım? Yoksa benimle dalga mı geçerler? 

Örneğin:

2036 yılında sağlık sistemi nasıl olacak?

  • Yapay zekâ
  • Evde tanı kitleri
  • Uzaktan takip
  • Kişiselleştirilmiş tedaviler olabilir. 

“O gelecekte başarılı olmak için bugün ne yapmalıyım?” diyebilirim ve geleceğin fırsatlarını görmeye başlarım. 

Değişen pazar koşulları, yenilikçi çözümlere ihtiyaç duyar. Yenilikçi çözümler yenilikçi insanlara ihtiyaç duyar. Yenilikçi insanlar yenilenen zihinlere ve bedenlere, yenilenen deneyimlere ve bilgilere ihtiyaç duyar. Kendimizi maddi manevi beslemek, işi beslemektir. Öğrendiğimiz her şey, eczaneye, eczacılığa, toplum sağlığına hizmettir.  Rahata ermenin iş sahibi bir insan için felaket olduğunu düşünüyorum. Diri tutmamız lazım kendimizi. Bir eczane olarak, ticari bir işletme olarak rahatlamak, konfor alanında kalmak, körleşmek, reflekslerimizin zayıflaması, öğrenmenin azalması hatta bitmesi, aynı insanlarla aynı şeyleri konuşup durmamız; bunların tamamı dostumuz değil.

 Düşmanımız diyecek kadar keskin değilim, ama böyle bir yaşam tarzı dostumuz değil. 

ÖZ  
Periyodik Tablo 150. Yılını Tamamlarken
LİF TÜKETİMİ: BİR HALK SAĞLIĞI PROBLEMİ
LONGEVITY 3
LOKSOPROFEN SODYUM
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Whatsapp Whatsapp LinkedIn Eposta Linki kopyala Yazdırın
Önceki yazı SGK Yurt Dışı İlaçları Nasıl Temin Edecek?
Sonraki yazı Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler Hakkında Duyuru Yayımlandı
Yorum yapılmamış Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni eklenen haberler

Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler Hakkında Duyuru Yayımlandı
Haberler
23 Temmuz 2026
Tedavide Ümit Veren Tıbbi Mantarlar
Yazarlar
22 Temmuz 2026
Eczacılık Mı, Eczane Mi?
Yazarlar
22 Temmuz 2026
Yardımcı Eczacı Yerleştirmesi ve Çalıştırılmasına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Duyuru Yayımlandı
Haberler
22 Temmuz 2026
TBMM ile Türk Eczacıları Birliği Arasında TEB Tarafından İşletilen Provizyon Sisteminin Kullanımına İlişkin Protokol İmzalandı
Haberler
17 Temmuz 2026

Eczacı Dergisi Kurumsal

İmtiyaz Sahibi: Meral Günay Öztürk
Yayıncı Kuruluş: Novi Medya Merkezi İletişim ve Yayıncılık A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Çetin Öztürk
Grafik Tasarım: Filiz Erdem
Editör: Songül Türe
Pazarlama Yönetmeni: Kübra Yeşildirek
Dijital Pazarlama Yönetmeni: Tuğba Taylan

Gizlilik ve Çerez Politikası | KVKK Aydınlatma Metni | Kullanıcı Sözleşmesi

İletişim Bilgileri

A: Eski Büyükdere Caddesi
Maslak İş Merkezi No:37 Kat: 5
Maslak/İstanbul
T: (0212) 256 67 67
F: (0212) 256 34 33
E: eczaci@eczacidergisi.com

Eczacı DergisiEczacı Dergisi
Takip edin
© 2024 Eczacı Dergisi - Web sayfalarında yer alan tüm bilgi, döküman, fotoğraf, video, görüntü, metin, vb. herhangi bir içerik izin alınmadan kullanılamaz. Tüm hakları saklıdır.
Hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Username or Email Address
Password

Şifre hatırlatma