Cencora Alliance Healthcare Türkiye Genel Müdürü Duygu Tunçkan Pala, sağlık tedarik zincirini yalnızca bir operasyon süreci olarak değil; eczacının hastaya sunduğu hizmetin görünmeyen omurgası olarak tanımlıyor. Uluslararası deneyimini Türkiye operasyonlarına taşıyan Pala, güven, süreklilik ve kapsayıcılık ekseninde şekillenen liderlik anlayışıyla sektörde dönüşümün sahadaki karşılığını anlatıyor.
Okuyucularımız için kendinizi tanıtabilir misiniz? Kariyeriniz, uzmanlık alanlarınız ve liderlik yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz?
İzmirliyim. İzmir Fen Lisesi sonrası ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldum ve sonrasında mühendislik yerine finans alanında çalışmayı tercih ettim.
Alliance Healthcare Türkiye öncesinde, Philip Morris International (PMI)’da Litvanya ve Kazakistan’dan Güney Afrika ve İsviçre’ye kadar dünyanın farklı coğrafyalarında çeşitli pozisyonlarda çalıştım. PMI’da son olarak Türkiye Finans ve IFMS Direktörü olarak görev yaptım.
Alliance Healthcare bünyesine 2021 yılında CFO olarak katıldım ve Nisan 2025 tarihinden beri Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyorum. Türkiye genelindeki yaklaşık 4000 ekip üyemizin liderliğini ve sorumluluğunu üstlenerek, tüm paydaşlarımızla iş birliği içinde daha sağlıklı bir gelecek yaratma misyonumuza hizmet etmekten gurur duyuyorum.
Sağlık tedarik zinciri gibi stratejik bir alanda kadın lider olmanın sizin için anlamı nedir?
Eczacılık kanalının kalbi olan sağlık tedarik zincirinin bu önemli halkasında liderlik etmek, benim için büyük bir anlam ifade ediyor: ilacın eczaneye doğru şekilde ve zamanında ulaşmasını sağlayarak hastaya kesintisiz hizmet vermek hayati önem arz ediyor. Bu kadar kritik bir alanda kadın lider olmak ise sadece temsilden ibaret değil; daha kapsayıcı bir ekip kültürü kurmak, sahadaki gerçekliği dinlemek, farklı paydaşları aynı hedefte buluşturmak ve zorlu dönemlerde güveni ayakta tutmak anlamına geliyor. Ben tedarik zincirinde başarının; disiplinli süreç yönetimi, güçlü iletişim, empati ve kararlılık dengesinden geldiğine inanıyorum.
Kişisel liderlik yolculuğunuzdan kurumsal dönüşüme ve sektör vizyonuna uzanan çizgide, kadın liderliği sağlık alanında nasıl bir gelecek inşa ediyor?
Sağlıkta geleceği inşa ederken “operasyon”, aslında eczacının hastaya verdiği hizmeti doğrudan etkiliyor. Kadın liderliğinin bu alana katkısını üç başlıkta görüyorum:
Hasta ve eczane odağı: Sahada neyin aksadığını dinlemek, eczacının yükünü ve beklentisini anlamak, çözümü buna göre tasarlamak.
Güven ve süreklilik: Bulunurluk, soğuk zincir, izlenebilirlik, iade süreçleri, kriz yönetimi gibi konularda şeffaflık ve tutarlılık.
Dönüşümü sahaya indirmek: Dijitalleşme ve süreç iyileştirmeleri, ancak ekipler ve iş ortakları bunu benimsediğinde gerçek değer yaratıyor. Kadın liderliği, ortak akıl ve iş birliği kültürünü güçlendirerek dönüşümü hızlandırabiliyor.

Uluslararası deneyime sahip bir yönetici olarak, kadın liderliğinin önündeki fırsatları ve zorlukları nasıl görüyorsunuz? Kariyerinizde sizi güçlendiren değerler ve stratejiler neler oldu?
Uluslararası deneyimlerim bana şunu gösterdi: Fırsatlar büyüyor — özellikle sağlıkta dijitalleşme, veri analitiği, regülasyon/uyum, risk yönetimi ve operasyonel mükemmellik gibi alanlarda kadın liderliği için fırsatlar var.. Zorluklar ise birçok ülkede benzer: görünürlük eksikliği ve rol model azlığı.
İş hayatımda beni güçlendiren değer ve stratejilere gelince, dört ana başlıkta toplayabilirim.
Veriye ve sonuca dayalı liderlik: Hazırlık, ölçüm ve şeffaf hedefler.
Cesaret ve netlik: Zor kararları ertelememek, “hayır” diyebilmek.
Güven ağı kurmak: Farklı fonksiyonlarla güçlü ilişkiler kurmak. Farklı disiplinler arasında iş birliği burada çok önemli; “tek başına başarı” yok, iş birliği ve ekip çalışması var.
Sürekli öğrenme: Aktif öğrenme, teknoloji ve liderlik tarafında güncel kalmak çok önemli Her an yeni şeyler öğrenmeye açık olmak, farklı görüşleri, fikirleri bir potada eritebilmek.
Sağlık sektörünün geleceğinde kadın liderlerin daha güçlü yer alması için kurumlara ve genç profesyonellere hangi mesajı vermek istersiniz?
Öncelikle kurumlara mesajımı aktarmak isterim. Kadın liderliği “iyi niyet” ile değil, sistemle büyür. Kapsayıcılık mutlaka iş stratejisinin önemli bir parçası olmalı.
Genç profesyonellere ise şunu söylemek istiyorum: Kararlılıkla ilerleyin; öğrenmeye açık olun ve sorumluluk alın. Uzmanlığınızı görünür kılın, network inşa edin, bu çok önemli ve destek almaktan çekinmeyin; mentorluk isteyin. Şunu unutmayın; kendi kariyerinizin “sahibi” sizsiniz — fırsatları takip edin, talep edin ve cesaretle adım atın.
8 Mart’ın ruhuyla soralım: Kadın liderliği ileriye taşıyan en güçlü itici güç sizce hangisi?
Bence en güçlü itici güç dayanışma ve cesaretin birleşimi. Kadınların ve erkeklerin birbirine alan açması, birbirini görünür kılması ve desteklemesi; bunun yanında da kendi sesini duyurma cesareti. Bu ikisi bir araya geldiğinde hem bireysel başarı artıyor hem de kurum kültürü dönüştürülebilir hale geliyor.

