Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikası ve Çerezler'nı ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş olursunuz.
Kabul
Eczacı DergisiEczacı Dergisi
  • Haberler
    • Bilgilendirici İçerikler
    • Türk Eczacıları Birliği
    • SGK Haberleri
    • Sağlık Bilgileri
  • Yazarlar
    • Prof. Dr. Ali Demir Sezer
    • Prof. Dr. Ekrem Sezik
    • Prof. Dr. Ş. Güniz Küçükgüzel
    • Bünyamin Esen
    • Meral Günay Öztürk
    • Uzm. Ecz. Sema Uysal Zeybek
    • Ecz. Vecihi Özerdemli
    • Ecz. Ahmet Olgay Altındağ
    • Ecz. Eyüp Talha Kocacık
    • Uzm. Dyt. Ezgi Öztürk
  • Röportajlar
  • Dergilik
  • Kaydettiklerim
Arayın
Entertainment
  • Haberler
    • Bilgilendirici İçerikler
    • Türk Eczacıları Birliği
    • SGK Haberleri
    • Sağlık Bilgileri
  • Yazarlar
    • Prof. Dr. Ali Demir Sezer
    • Prof. Dr. Ekrem Sezik
    • Prof. Dr. Ş. Güniz Küçükgüzel
    • Bünyamin Esen
    • Meral Günay Öztürk
    • Uzm. Ecz. Sema Uysal Zeybek
    • Ecz. Vecihi Özerdemli
    • Ecz. Ahmet Olgay Altındağ
    • Ecz. Eyüp Talha Kocacık
    • Uzm. Dyt. Ezgi Öztürk
  • Röportajlar
  • Dergilik
  • Kaydettiklerim
  • Anasayfa
© 2024 Eczacı Dergisi - Tüm hakları saklıdır.
Okunan: ECZACILIKTA ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR
Giriş yapın
Bildirimler Daha göster
Font büyütücüAa
Eczacı DergisiEczacı Dergisi
Font büyütücüAa
Arayın
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Röportajlar
  • Yazarlar
  • Dergilik
  • İletişim
Zaten hesabınız var mı? Giriş yapın
Takip edin
  • Anasayfa
© 2024 Eczacı Dergisi. Tüm hakları saklıdır.
Eczacı Dergisi > Yazılar > Röportajlar > ECZACILIKTA ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR
Röportajlar

ECZACILIKTA ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR

Eczacı Dergisi Editör
Yazar Eczacı Dergisi Editör
22 Nisan 2026
Röportajlar

Konya Eczacı Odası Başkanı Uzm. Ecz. Ahmet Hakan Koru, ilaç yokluklarından eczane ekonomilerine, artan fakülte sayısından mesleki örgütlenme ihtiyacına kadar sektörün en kritik başlıklarını değerlendirdi. Koru’ya göre eczacılık, tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşarken, çözüm için acil ve yapısal adımlar kaçınılmaz. 

2026 yılı itibarıyla eczacılık mesleğinin öncelikli gündem başlıklarını nasıl özetlersiniz?

2026 yılına baktığımızda eczacılık mesleğinin gündemini birkaç kritik başlık belirliyor. Birincisi ve en acil olanı ilaç yoklukları meselesidir. İlaç fiyatlandırmasında kullanılan sabit avro kuru ile piyasa kuru arasındaki makas her geçen gün açılıyor. Bu uçurum, başta ithal ilaçlar olmak üzere pek çok temel ilacın Türkiye’ye gelmesini engelliyor.

İkinci önemli başlık, serbest eczanelerin ekonomik sürdürülebilirliğidir. Eczanelerimizin işletme giderleri — kira, personel maaşı, enerji, muhasebe — katlanarak artarken, kâr marjları eriyor. Birçok eczane sermaye kaybına uğramış durumda.

Üçüncüsü, eczacılık fakültelerinin sayısının 62’ye ulaşması ve her yıl binlerce yeni mezun verilmesiyle birlikte artan istihdam sorunu ve yardımcı eczacılık uygulamalarının düzenlenmesi ihtiyacıdır.

Dördüncü başlık ise SGK protokol süreçleri ve geri ödeme mekanizmalarının eczane lehine iyileştirilmesidir. Türk Eczacıları Birliği 45. Dönem yönetimi, SGK ile 2026/1 Ek Protokolü’nü imzalayarak sıralı dağıtım sistemi ve yeni ilaç gruplarının kapsama alınması konusunda önemli adımlar attı; ancak sahada hâlâ çözülmesi gereken pek çok sorun var.

Son olarak Sağlık Bakanlığı’nın e-Nabız üzerinden devreye aldığı “İlacım Nerede?” uygulaması gibi, meslek örgütleriyle istişare edilmeden hayata geçirilen düzenlemeler de gündemimizi meşgul ediyor. Bizler sorunun ilacın “nerede” olduğu değil, “neden bulunamadığı” olduğunu ısrarla vurguluyoruz.

Son dönemde kamuoyuna da yansıyan ilaç yoklukları konusunda sahada durum nedir? Eczacılar bu süreci nasıl yönetiyor?

Sahada durum son derece ağırdır. Kanser ilaçlarından kardiyovasküler sistem ilaçlarına, diyabet tedavisinde kullanılan metformin ve insülinlerden çocuk antibiyotik şuruplarına kadar geniş bir yelpazede temin sıkıntısı yaşanıyor. Bu artık dönemsel bir aksaklık değil; kalıcı ve yapısal bir krize dönüşmüş durumda.

Sorunun temel kaynağı, ilaç fiyatlandırmasında kullanılan avro kurunun gerçek kurla arasındaki devasa farktır. İlaç avrosu 26,87 TL iken reel kur 51 TL’nin üzerindedir. Bu durum yerli üreticilerin hammadde teminini zorlaştırırken, uluslararası ilaç firmalarının Türkiye’ye ilaç sevkiyatını azaltmasına, hatta bazılarının pazardan çekilmesini düşünmesine yol açıyor.

Eczacılar olarak bu krizi tamamen kendi inisiyatifimiz ve dayanışmamızla yönetmeye çalışıyoruz. Meslektaşlarımız, kendi aralarında ve oda bünyesinde kurulan WhatsApp gruplarında günün önemli bir bölümünü ilaç aramakla geçiriyor. Bir eczanenin bulamadığını başka bir eczane, hatta başka bir şehirdeki meslektaş bulabiliyor. Ancak bu, kurumsal bir sistem değil; tamamen eczacıların fedakârlığına dayanan bir kriz yönetimidir.

Artık reçete girmekten çok ilaç aramakla vakit harcıyoruz dersek abartmış olmayız. Konya’da da benzer bir tablo yaşanıyor. Meslektaşlarımız, hastaları eli boş göndermemek için olağanüstü bir çaba gösteriyor. Ama şunu açıkça söylemek gerekir: Bu yük sürdürülebilir değildir. Devletin acilen ilaç avro kurunu gerçek kura yaklaştırması, kritik ilaçlarda kesintisiz tedarik garantisi vermesi ve stok-tedarik zincirini şeffaflaştırması gerekmektedir.

Kapanan eczaneler konuşulmaya başlandı. Bu bir alarm durumu mu?

Evet, bu ciddi bir alarm durumudur ve görmezden gelinemez. Türkiye’de yaklaşık 30 bini aşkın serbest eczane var. Ancak eczane ekonomileri her geçen gün daha da kırılgan hale geliyor. Sektör raporlarına göre her iki eczaneden biri kapanma riskiyle karşı karşıya.

Bunun arkasındaki temel neden, gelir-gider dengesinin dramatik biçimde bozulmasıdır. Öte yandan personel maaşları, kira, enerji, sigorta gibi işletme giderleri son yıllarda katlanarak arttı.

Mart 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle kâr baremlerinin her kur güncellemesinde orantılı artırılması kararlaştırıldı; bu olumlu bir adımdır. Ancak henüz sahada beklenen etkiyi tam olarak göstermiş değildir.

Eczane kapanmaları sadece eczacıyı değil, doğrudan halkı etkiler. Her kapanan eczane, o bölgedeki vatandaşın ilaca erişiminin zorlaşması demektir. Özellikle kırsal bölgelerde ve küçük ilçelerde tek eczane bile hayati önemdedir. Bu nedenle eczane kapanmaları meselesini bir meslek sorunu olarak değil, halk sağlığı sorunu olarak ele almak gerekir.

Serbest eczanelerin sürdürülebilirliği açısından hangi adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Serbest eczanelerin sürdürülebilirliği için kısa, orta ve uzun vadede birbirine bağlı adımlar atılmalıdır.

Kısa vadede en acil ihtiyaç, ilaç avro kurunun gerçek piyasa kuruna yaklaştırılmasıdır. Mevcut kur makası devam ettiği sürece ne ilaç yokluğu ne de eczane ekonomileri düzelir. Ayrıca eczacı kâr baremlerinin enflasyona uyumlu, otomatik güncelleme mekanizmasına kavuşturulması şarttır.

Orta vadede İlaç Fiyat Kararnamesi’nde köklü bir revizyon yapılmalıdır. 2004’ten bu yana özünde değişmeyen bu kararnamenin günümüz koşullarına uyarlanması gerekiyor. Eczanelerin sadece ilaç dağıtım noktası olarak değil, birinci basamak sağlık hizmeti sunan kurumlar olarak yeniden tanımlanması ve buna uygun bir ücretlendirme modeline geçilmesi zorunludur. Farmasötik bakım hizmeti, ilaç danışmanlığı gibi alanlarda eczacının emeğinin karşılığını alacağı bir sistem kurulmalıdır.

Uzun vadede ise kapsamlı ve sürdürülebilir bir milli ilaç politikası oluşturulmalıdır. Sağlık Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türk Eczacıları Birliği, ilaç sektörü temsilcileri ve akademisyenlerin ortak aklıyla, Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda bir yol haritası çizilmelidir. Yerli ilaç üretiminin teşvik edilmesi, AR-GE yatırımlarının artırılması ve eczacılık fakültelerinin kontrolsüz biçimde çoğalmasının önüne geçilmesi de bu politikanın önemli bileşenleri olmalıdır.

Bir de Kamu Kurum İskontosu (KKİ) meselesini görmezden gelemeyiz. Bazı firmaların SGK ile yaptıkları anlaşmaları uygulamayarak vatandaşın cebinden ek ödeme yapmasına neden olduğu tespit edilmiştir. Bu alandaki denetimlerin sıkılaştırılması ve yaptırımların caydırıcı hale getirilmesi gerekmektedir.

Türk Eczacıları Birliği’nin yeni yönetiminden eczacılar somut olarak ne beklemeli?

Türk Eczacıları Birliği’nin 45. Dönem yönetimi, Kasım 2025’teki kongrede göreve başladı. Yeni Başkan Ecz. Mehmet İrfan Demirci liderliğinde bir ekip Birliğimizi yönetiyor. Yeni yönetimden somut beklentilerimiz oldukça net:

Birincisi, SGK protokol süreçlerinde eczacı lehine somut iyileştirmeler sağlanmalıdır. 12 Mart 2026’da imzalanan 2026/1 Ek Protokolü ile yeni ilaç ve reçete gruplarının kapsama alınması olumlu bir başlangıç. Ancak sıralı dağıtım sisteminin etkin işlemesi, geri ödeme sürelerinin kısaltılması ve MEDULA sistemindeki aksaklıkların giderilmesi konularında kararlı adımlar atılmalıdır.

İkincisi, ilaç yokluğu meselesinde Sağlık Bakanlığı ve Hazine nezdinde güçlü bir lobi faaliyeti yürütülmelidir. Kur makasının kapatılması konusundaki talebimiz en üst düzeyde dile getirilmeli ve takip edilmelidir.

Üçüncüsü, eczacılık fakültelerinin kontrolsüz çoğalmasının önüne geçilmesi için YÖK ve Sağlık Bakanlığı ile koordineli çalışılmalıdır. 62 fakülte, mesleğimizin geleceğini tehdit eder boyuttadır; sadece 14’ü tam akredite eğitim verebiliyor.

Dördüncüsü, yardımcı eczacılık uygulamalarının sağlıklı bir zemine oturtulması gerekmektedir. 1 Nisan 2026’da gerçekleştirilen Yardımcı Eczacılık Kurulu toplantısında bu konunun gündeme alınması sevindiricidir.

Beşincisi, Birlik düzeyinde meslek örgütünün kamusal görünürlüğü artırılmalı, eczacının toplum nezdindeki saygınlığı ve hak ettiği değerin teslim edilmesi için etkin iletişim stratejileri geliştirilmelidir.

Biz Konya Eczacı Odası olarak yeni yönetimle uyum içinde çalışıyor ve her platformda sahadan gelen talepleri iletiyoruz.

Sizce eczacılar haklarını yeterince savunabiliyor mu, yoksa daha güçlü bir mesleki refleks mi gerekiyor?

Açıkçası, eczacılar bireysel olarak son derece fedakâr ve dirençli bir meslek grubu. Pandemi döneminde canları pahasına ön saflarda durdular; bugün de ilaç yokluğuyla her gün mücadele ediyorlar. Ancak örgütsel düzeyde mesleki refleksimizi güçlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Eczacılık mesleği, hekimlik veya diş hekimliği gibi mesleklerle kıyaslandığında kamuoyu nezdinde sesini yeterince duyuramıyor. Sorunlarımız büyük, ama bu sorunların toplumda yarattığı farkındalık yeterli değil. Vatandaş eczaneye geldiğinde ilacı bulamadığında sorunu eczacıya yüklüyor; oysa asıl sorun fiyatlandırma politikalarında.

Daha güçlü bir mesleki refleks için birkaç şey gerekiyor: Birincisi, eczacı odalarının ve Birliğin sahada daha aktif, daha görünür olması lazım. İkincisi, siyasi irade nezdinde etkin savunuculuk yapılmalı; meslek sorunlarımız TBMM gündemine daha sık taşınmalıdır. Nitekim son dönemde bazı milletvekillerinin ilaç yokluğu ve eczane ekonomileri hakkında yazılı soru önergeleri vermesi önemli bir gelişme.

Üçüncüsü, eczacılararası dayanışma ve örgütlenme bilinci güçlendirilmelidir. Oda toplantılarına katılım, meslek içi eğitimlere ilgi, ortak sorunlara ortak ses çıkarma kültürü daha da yaygınlaştırılmalıdır.

Son olarak şunu söyleyeyim: Biz eczacılar, sadece eczacılık yapmak istiyoruz. Ama mesleğimizi layıkıyla yapabilmemiz için haklarımızı da savunmak zorundayız. Hak aramak, mesleğe sahip çıkmaktır.

Konya Eczacı Odası olarak önümüzdeki dönemde hangi projelere odaklanmayı planlıyorsunuz?

Konya Eczacı Odası olarak önümüzdeki dönemde birkaç önemli proje ve çalışma alanına odaklanmayı planlıyoruz:

Birincisi, meslektaşlarımızın ekonomik sorunlarının çözümü için Birlik düzeyinde yürütülen çalışmalara aktif katkı sunmaya devam edeceğiz. SGK protokol görüşmelerinde Konya’nın sesini duyurmak, sahadan somut verilerle Birliğe destek olmak önceliğimizdir. Nitekim protokol görüşmelerinde odamız baştan beri masada yer almaktadır.

İkincisi, ilaç yokluğuyla mücadelede Konya özelinde etkin bir koordinasyon mekanizması kurmak istiyoruz. Meslektaşlarımızın ilaç arama süreçlerini kolaylaştıracak, daha sistematik bir dayanışma ağı oluşturmayı hedefliyoruz.

Üçüncüsü, mesleki eğitim ve gelişim programlarımızı genişletmeyi planlıyoruz. Farmasötik bakım, hasta danışmanlığı, dijital eczane yönetimi gibi konularda meslektaşlarımıza güncel eğitimler sunarak mesleğin dönüşümüne hazırlanmalarını sağlamak istiyoruz.

Dördüncüsü, halk sağlığı odaklı projelerimizi artıracağız. Kronik hastalık yönetimi, akılcı ilaç kullanımı, bağışıklama gibi alanlarda topluma yönelik farkındalık kampanyaları düzenlemeyi hedefliyoruz. Eczacının sadece ilaç veren değil, sağlık danışmanı olduğunu topluma göstermek en önemli misyonlarımızdan biridir.

Beşincisi, genç eczacılarımız ve yardımcı eczacılarımızla daha yakın bir ilişki kurmak, onların sorunlarını dinlemek ve kariyer gelişimlerine katkı sağlamak önceliklerimiz arasında. Yeni mezun eczacılarımızın mesleğe tutunabilmesi, geleceğimiz açısından hayati önemdedir.

Altıncısı, diğer sağlık meslek örgütleriyle, yerel yönetimlerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri geliştirerek, eczacılığın toplumsal görünürlüğünü artırmak istiyoruz.

Son olarak, meslektaşlarınıza vermek istediğiniz mesaj nedir?

Değerli meslektaşlarım,

Eczacılık mesleği belki de tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. İlaç yoklukları, düşen kâr marjları, artan işletme maliyetleri, belirsiz gelecek kaygısı… Bunların hepsinin farkındayız ve her gün sahada bu sorunlarla boğuşan sizlerin yanında olduğumuzu bilmenizi istiyorum.

Ama şunu da bilmenizi isterim: Eczacılık, toplumun en güvendiği mesleklerden biridir ve öyle kalmaya devam edecektir. Biz sağlık hizmetinin en erişilebilir noktasıyız. Vatandaşın en kolay ulaştığı sağlık profesyoneli biziz. Bu değerimizi asla küçümsemeyelim.

Bugün yaşadığımız sıkıntılar, doğru politikalarla çözülebilecek sıkıntılardır. Yeter ki sesimizi birlikte, güçlü ve kararlı biçimde çıkaralım. Odamıza, Birliğimize sahip çıkalım; çünkü örgütlü güç, bireysel çabanın çok ötesinde bir etki yaratır.

Meslektaşlarıma sesleniyorum: Umutsuzluğa kapılmayın, ama haklı taleplerimizden de asla vazgeçmeyin. Mesleğimize inanalım, birbirimize destek olalım ve geleceğimiz için birlikte mücadele edelim.

Konya Eczacı Odası olarak her zaman sizin yanınızdayız, sizin sesiniziz. Kapımız, telefonumuz, her kanalımız meslektaşlarımıza sonuna kadar açıktır.

Sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum.

Bir Kez Daha Eczacı Olmakla Gurur Duydum
ÜRÜNLERİMİZİ TASARLARKEN MAKSİMUM SEVİYEDE HİZMET VEREBİLME ÜZERİNE KURGULAMA YAPIYORUZ
HAYAT PROBLEM ÇÖZMEKTİR FELSEFESİYLE BİRLİKTE ÇALIŞIRSAK AŞAMAYACAĞIMIZ ENGEL YOK
HEM KURUM HEM DE DAİREMİZ ÖZELİNDE PAYDAŞLARIMIZ İLE AÇIK İLETİŞİM HALİNDE OLMAYI ESAS ALIYORUZ
GELECEĞE UMUTLA BAKACAĞIMIZ 14 MAYIS’LAR EN BÜYÜK HAYALİM
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Whatsapp Whatsapp LinkedIn Eposta Linki kopyala Yazdırın
Önceki yazı CEREBOOST® (AMERICAN GINSENG EKSTRESİ): BİLİŞSEL PERFORMANS VE ZİHİNSEL DAYANIKLILIKTA YENİ YAKLAŞIMLAR
Sonraki yazı GÖRMEZDEN GELİNEN GERÇEKLER ARTIK SAHADA
Yorum yapılmamış Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni eklenen haberler

Toplum Sağlığı İçin Aşılanma: Uzmanlardan ‘Bağışıklama’ Uyarısı
Haberler
22 Nisan 2026
GÖRMEZDEN GELİNEN GERÇEKLER ARTIK SAHADA
Röportajlar
22 Nisan 2026
CEREBOOST® (AMERICAN GINSENG EKSTRESİ): BİLİŞSEL PERFORMANS VE ZİHİNSEL DAYANIKLILIKTA YENİ YAKLAŞIMLAR
Yazarlar
21 Nisan 2026
İDARE Mİ, İRADE Mİ?
Yazarlar
21 Nisan 2026
Afyonkarahisar Eczacı Odası Yeni Hizmet Binası Açılış Töreni
Haberler
20 Nisan 2026

Eczacı Dergisi Kurumsal

İmtiyaz Sahibi: Meral Günay Öztürk
Yayıncı Kuruluş: Novi Medya Merkezi İletişim ve Yayıncılık A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Çetin Öztürk
Grafik Tasarım: Filiz Erdem
Editör: Songül Türe
Pazarlama Yönetmeni: Kübra Yeşildirek
Dijital Pazarlama Yönetmeni: Tuğba Taylan

PHARMASEA
Ad imageAd image

Gizlilik ve Çerez Politikası | KVKK Aydınlatma Metni | Kullanıcı Sözleşmesi

İletişim Bilgileri

A: Eski Büyükdere Caddesi
Maslak İş Merkezi No:37 Kat: 5
Maslak/İstanbul
T: (0212) 256 67 67
F: (0212) 256 34 33
E: eczaci@eczacidergisi.com

Eczacı DergisiEczacı Dergisi
Takip edin
© 2024 Eczacı Dergisi - Web sayfalarında yer alan tüm bilgi, döküman, fotoğraf, video, görüntü, metin, vb. herhangi bir içerik izin alınmadan kullanılamaz. Tüm hakları saklıdır.
adbanner
Hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Username or Email Address
Password

Şifre hatırlatma