Tıbbi mantarlar özellikle Asya ülkelerinde geleneksel olarak tedavi amacıyla 5000 yıldır kullanılmaktadır. Son yıllarda bu mantarlar üzerinde yapılan araştırmalarda içerdikleri bioaktif bileşiklerin güçlü klinik özelliklerinin gösterilmesi üzerine tüm dünyada dikkat çekmektedir.
Yürütülen bilimsel çalışmalar bir çok hastalığa karşı etkili olabilecekleri konusunda ümit vermiştir. Değişik mantarlardan elde edilen ekstreler ve bioaktif bileşikler antikanser, immünomodülatör, antibakteriyel, antiviral, antienflamatuar, antiaterosklerotik, nöroprotektif, kardioprotektif, antioksidan ve hipoglisemik etkiler göstermiştir.
Asya ülkelerinde doğal veya kültür mantarları kurutulmuş veya taze olarak ve mantardan elde edilen bio-ürünler çeşitli hastalıkları önlemek ve tedavi etmek amacıyla kullanılmaktadır. Batı ülkelerinde ise tıbbi mantarların kullanımı sağlıklı diyet gıda veya fonksiyonel gıda ile sınırlandırılmıştır.
İşte son yıllarda gündeme gelen bu mantarlardan bazıları.

Ganodermatürleri, Çin’de Ling Zhi , Japonya’da Reishi adıyla isimlendirilen bu mantar ülkemizde ölümsüzlük mantarı olarak tanınmıştır. Geleneksel Çin tıbbında ısıtıcı, astrenjan, besleyici, detoksifiye edici ve tabi güçlendirici olarak kabul edilmektedir. Reishi geleneksel olarak kronik hepatit gibi çeşitli karaciğer rahatsızlıklarında, astım, bronşit gibi akciğer hastalıklarında, nefritte, sinir ağrısında, hipertansiyonda, gastrik ülser ve uykusuzlukta kullanılmıştır.
Özellikle Çin ve Japonya’da reishi üzerinde çok sayıda in vitro, in vivo ve insan klinik çalışmaları yapılmış ve çok değerli tıbbi bileşikler içerdiği saptanmıştır.
Reishi’nin analjezik aktivite, genel immün sistemi güçlendirme potansiyeli, kas gevşetici, santral sinir sistemini gevşetici, kardiotonik, karaciğer ve bronşları koruyucu, radyasyona karşı koruyucu etkileri olduğu gösterilmiştir. İmmün sistem aktivasyonunu arttırmasına bağlı olarak antiviral, antitümöral ve antidiyabetik aktiviteleri bulunmuştur. Reishi’nin yatıştırıcı, anksiyeteyi hafifletici, uykusuzluk ve sinirliliği azaltıcı etkileri vardır.

Grifola frondosa Japonya’da Maitake, Çin’de Zhu Ling olarak tanınmaktadır. 1970’lerden beri uzak doğuda ticari kültivasyonu yapılmaktadır. Asya’da mantar ekstresi, çayların, tabletlerin, içeceklerin ve tozların bileşimine girer. Çin’de diüretik etkisi nedeniyle binlerce yıldır kullanılmaktadır.

Cordycepstürleri başka mantarların üstünde veya böceklerde parazit olarak yaşarlar. Kırkayak veya başka böceklerin içinde büyür, böcek ölünce mantar früktifikasyon verir ve sporları rüzgarla yayılarak başka böceklere ulaşır. Miselyum fermantasyonu tahıllar üzerinde yapılarak kültürü gerçekleştirilir.
Çin geleneksel tıbbında akciğer ve böbrek toniği olarak kullanılır. Kırmızı kan hücrelerinin yapımını arttırır. Menstürasyonu düzenler, metrorrajiyi tedavi eder, aynı zamanda anormal ve aşırı kanamayı da düzenler. Cordyceps sinensis neredeyse 2000 yıldır afrodizyak olarak kullanılmıştır. Cordyceps hem vücudu hem beyni güçlendirir, aşırı stres ile azalmış olan enerjiyi restore eder. Geleneksel Çin tıbbında yorgunluğa karşı kullanılır.
Cordyceps militaris sulu ekstrelerinin lösemi hücrelerinin inhibisyonunu arttırdığı bulunmuştur. Bu aktivite insan lösemisinde potansiyel tedavi edici olacağını düşündürmektedir.

Inonotus obliquus Chaga adıyla bilinir ve yıl boyunca canlı huş ağaçlarından balta veya testere ile toplanabilir.
Ruslar 16.yy’dan beri çeşitli kanserler için, Hodgkin hastalığı dahil, kullanmışlardır.
Batı Sibirya’da tüberküloz, karaciğer hastalıkları, kurt ve mide problemlerinin tedavisinde kullanılır. Gastrit ve ülser tedavisinde geleneksel olarak tonik ve ağrı kesici olarak kullanıldığı kayıtlıdır.
Özellikle doğu Avrupa’da antitümör aktivitesi üzerinde çok geniş araştırma yapılmıştır. Kronik gastrit ve mide şikayetlerinde, ülser dahil, yararlı olduğu biliniyor. Rafine ekstreleri Rusya’da 50 yıldan uzun süredir hazırlanıp satılmaktadır. Chaga’nın antioksidan etkisinin polifenollerden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Chaga’nın radyasyona karşı etkileri ve in vivo antitümör etkileri bildirilmiştir.
Anlamlı antienflamatuar ve antiviral etkilerinin olduğu saptanmıştır.
Chaga nontoksik ve yan etkisiz görünmektedir.

Lentinula edodes , Shiitake yüzyıllardır geleneksel Çin tıbbı ve Japon Kampo tıbbında dayanıklılığı ve dolaşımı arttırmak için ve artrit, diyabet, yüksek kolesterol tedavisinde ve zayıf bağışıklığa karşı kullanılmıştır.
Çin’de Song Hanedanından beri, yani 1100 yılından beri yetiştirilmektedir. Günümüzde bir çok çiftçi Çin’de shiitake üretmektedir. 2002’de taze shiitake üretimi 2 milyon tonu bulmuştur.
Pişirilmeden yenmez. 200 derecede pişirilse de özelliğini kaybetmez.
İki hafta boyunca her gün shiitake yiyen bir kişide alerjik kontakt dermatit görüldüğü kayıtlıdır.
Japonya’da gastrik kanser tedavisinde tıbbi olarak onaylanmıştır. Sulu ekstreleri ile yapılan çalışmalarda insan göğüs kanseri hücrelerine doğrudan sitostatik ve immün düzenleyici etkisi konfirme edilmiştir.
Kozmetik ürün olarak mantarlar:
Bazı mantarların ve bioaktif metabolitlerinin antitirozinaz, antihiyalüronidaz, antielastaz ve antikollajenaz aktivitelerine odaklanmış olup ayrıca antioksidan, antienflamatuar ve antimikrobiyel etkileri olduğu gösterilmiştir.
Mantarlar çeşitli cilt hastalıklarını tedavi edebilecek kozmetik malzeme potansiyeli olan doğal bioaktif bileşikler bakımından çok önemli kaynaklardır.
Mantarlardaki antitirozinaz aktiviteden sorumlu bileşikler henüz aydınlatılamamıştır.
Mantarlar içinde araştırmaya en çok konu olan Pleurotus türleridir. Antitirozinaz aktiviteye sahip diğer mantarlar Agaricus, Inonotus, Lentinula ve Ganoderma türleridir.
Antihiyalüronidaz aktiviteye sahip olan mantarlar olarak Pleurotus citrinopileatus, P.tuber-regium ve Trametes lectinea bildirilmiştir.
Bazı mantarların, Lyophyllum bassiana, Pleurotus eryngii ve Grifola frondosa gibi, ağızdan alındığında atopik dermatit tedavisinde yararlı olduğu in vitro hayvan modellerinde gösterilmiştir.
Mantar ekstrelerinin antioksidan, antienflamatuar ve antimikrobiyel aktiviteleri bildirilmiştir, ancak etki mekanizması ve etkiden sorumlu bileşiklerinin aydınlatılması için ileri çalışmalar yapılması gereklidir.
Bu çalışmalar sonucunda cildi koruyan ve tedavi eden kozmetik ürünler gelecekte geliştirilebilecektir.
SONUÇ
Görüldüğü gibi uzak doğuda geleneksel olarak yüzyıllardır kullanılan mantarlar üzerinde yapılan araştırmalarda bir çok aktif madde elde edilmiştir. Ancak bu etken bileşiklerin etki mekanizmalarının aydınlatılması gerekir. En önemlisi ilaç olarak kullanılabilmesi için daha fazla klinik çalışma yapılması gerekir.
Günümüzde ilaç endüstrisi tıbbi mantarları çok zengin innovatif bioaktif molekül kaynağı olarak kabul etmektedir. Ancak mantarların geleceğin ilacı olabilmesi için üzerinde daha çok ileri araştırmalar yapılması gerekmektedir.
Kaynaklar:
1. European Medicinal mushrooms: Do they have potential for modern medicine? – An update, C. Gründemann, J.K. Reinhard, U. Lindequist, Phytomedicine (66), 2020
2. Medicinal Mushrooms – An Exploration of Tradition, Healing and Culture, Christopher Hobbs, Botanica Press – 1995
3. Medicinal Mushrooms – The Essential Guide, Martin Powell, Mycology Press 2013
4. Medicinal Mushrooms – Recent Progress in Research and Developpement, D.C. Agrawal, M. Dhanasekaran, Springer 2019
5. Extracts and compounds in cosmetics, cosmeceuticals and nutricosmetics – A review. ,O.Taofiq, A.M. Gonzales-Paramas, A. Martins, M.F. Barreiro, I.C.F.R. Ferreira, Industrial Crops and Products, (90), 2016, 38-48

