Bağışıklama Haftası kapsamında TAHUD’un değerlendirmelerinde, aşılanmanın yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olduğu vurgulanırken, aşılanma oranlarındaki düşüşün toplum sağlığı açısından riskine dikkat çekildi. Hedefli bilgilendirme çalışmalarının ise aşı kabulünü yüzde 20-30 oranında artırılabildiği ifade edildi.
Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) ile Sanofi Türkiye’nin İstanbul Beşiktaş’ta “Bağışıklama Haftası” kapsamında düzenlediği basın toplantısında, aşı tereddüdünün yarattığı riskler ve bağışıklamanın toplum sağlığı açısından önemi ele alındı..
Aşı sayesinde bağışıklık sisteminin hasta olmadan simüle edilerek hazır hale geldiğini ifade eden Genel Başkan Prof. Dr. Güzin Zeren Öztürk, bu nedenle bağışıklamanın geleceğe yönelik bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, toplum sağlığının geleceği için önemli bir rol oynadığını aktardı.
Dünyada ve Türkiye’de oluşan aşı tereddüdünün temelinde yanlış bilgi ve kontrolsüz bilgi akışının yer aldığını belirten Öztürk, bilgiye erişimin hızlanmasına karşın doğru bilgiye ulaşma konusunda ciddi sorunlar yaşandığını belirtti.
Sosyal medya başta olmak üzere denetimsiz bilgi kaynaklarının aşı karşıtlığını artırdığını kaydeden Öztürk, bu durumun aşılanma oranlarını düşürdüğünü ve önlenebilir hastalıkların yeniden görülmesine yol açtığını söyledi.
‘AŞI ENFEKSİYONLARDAN KORUNMANIN EN TEMEL YOLUDUR’
Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Seçil Günher Arıca ise aşılamanın yalnızca bireysel korunma sağlamadığını, hastalıkların ağır seyretmesini de engellediğini belirtti. Günümüzde yaklaşık 30 hastalığa karşı aşı uygulanabileceğini ifade eden Arıca, aşılama sürecinin sadece çocukluk dönemiyle sınırlı olmadığını, bağışıklığın zamanla zayıflaması nedeniyle erişkin bireylerde de bazı aşıların tekrarlanması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin yaşlanan bir nüfusa sahip olduğuna dikkat çeken Arıca, bağışıklık sisteminin yaşla birlikte zayıfladığını ve enfeksiyonlara bağlı risklerin arttığını belirtti.
Özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan RSV virüsüne dikkat çeken Arıca, dünya genelinde her yıl milyonlarca çocuğun bu virüse yakalandığını ve önemli bir kısmının hayatını kaybettiğini ifade etti. RSV’nin yalnızca çocuklarda değil, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireylerde de ağır seyrettiğini belirten Arıca, gebelik döneminde ve doğum sonrası uygulanan aşıların bu riskleri azaltmada önemli rol oynadığını dile getirdi.
https://www.cumhuriyet.com.tr/saglik/toplum-sagligi-icin-asilanma-uzmanlardan-bagisiklama-uyarisi-2497175

