Yazarlar

Tedavide Gelecek Vadeden Bir Drog: Safran

Türkçede safran olarak adlandırılan Crocus sativus bitkisi Anadolu’da baharın habercisi olarak bilinir ve soğanları ile “çiğdem pilavı” pişirilerek baharın gelişi kutlanmaktadır. Yunan mitolojisinde ise birçok hikaye ile anılmasının yanı sıra

Tedavide Gelecek Vadeden Bir Drog: Safran
KAYNAK: KAYNAK:  MELISA DENIZ GÜVEN, “CROCUS SATIVUS” BITIRME TEZI, İSTANBUL 2020

 

Türkçede safran olarak adlandırılan Crocus sativus  bitkisi Anadolu’da baharın habercisi olarak bilinir ve soğanları ile “çiğdem pilavı” pişirilerek baharın gelişi kutlanmaktadır. Yunan mitolojisinde ise birçok hikaye ile anılmasının yanı sıra Theophrastus “drogların kraliçesi” olarak adlandırmıştır.

Crocus sativus Karabük ilimizin bir ilçesi olan Safranbolu’ya ismini vermektedir ve mimarisini ve kültürünü koruyan bu ilçemiz 1994 yılında UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır ve her yıl “Safran Festivali” düzenlenmektedir. Ülkemizde başta Safranbolu’da yetişmekte olan safran Balıkesir, Denizli, Antalya gibi birçok ilimizde de yetişmektedir.  Safran yetiştiren diğer ülkeler  ise  İran, Hindistan, İspanya, Yunanistan, Azerbaycan, İtalya, Fransa’dır.

Akdeniz Bölgesi’ndeki arkeolojik ve tarihsel kayıtlara bakıldığında ise safran bitkisine eski çağlara ait resimlerde ve yazılarda rastlanmaktadır. Girit Uygarlığı’ndaki insanların safranı tanıdıkları Minos Sarayı’nın duvarlarında çiğdem toplayıcılığına ait figürlerden anlaşılmaktadır. Sümerler ise safran yetiştirip bundan ilaçlar ve büyülü iksirler elde etmişlerdir. Bitki, Hititliler Dönemi’nden beri Anadolu’da bilinmesinin yanı sıra ilaç olarak da kullanılmış ve Osmanlı Dönemi’nde de önemini korumuştur.

Dünyada 1800 kadar Crocus türü; ülkemizde ise 86 Crocus türü mevcuttur. Bu familyadaki bitkiler sıcak ve ılıman bölgelerde yayılış göstermektedir. Çok yıllık ve otsu olan bu bitkilerin toprak altı kısmı soğandır.

Türkiye’de birçok yeni tür bulunmuş ve isimlendirilmiştir: C. abantensis,  C. adanensis, C. kotschyanus , C. olivieri subsp. istanbulensis, C. pallasii  subp. turcicus, C. reticulatus subsp. hittiticus. 

Turhan Baytop ve Brian Mathew buldukları yeni bir türü Asuman Baytop’a ithafen Crosus asumaniae olarak isimlendirmişlerdir.

 Mor çiçekli olan bu bitkinin drogu dişi organlarının kurutulmasıyla elde edilen safran  Croci stigma’dır.

 Ülkemizdeki safran üretimi çeşitli yerlerde gerçekleşiyor olsa bile büyük bir bölümü Safranbolu ilçemize aittir. Bölgede  toprak yapısının geçirgen ve iklim koşullarının ılıman olması üretimi için uygun alan oluşturmaktadır.  Üretimi kısıtlı olsa da halk, safranı baharat olarak satmanın dışında safranın sabununu, reçelini, çayını, kahvesini, lokumunu yaparak çeşitli ticaret alanları sağlamaktadır.

Hipokrat, Discorides gibi bazı yazarlar milattan önce ve sonra farklı zaman dilimlerinde safranın çeşitli göz hastalarını iyileştirmek, kulak ve diş ağrılarının tedavisi amacıyla kullanıldığını kaydetmişlerdir.

Yapılan etnobotanik araştırmalar halk arasında spazm önleyici, gerginliği azaltıcı, mide ağrısına karşı,  depresif ruh haline karşı, uykusuzluk problemlerinde, deri hastalıklarında, kalp ve sinir sistemi üzerinde tonik amacıyla,  zayıf görme ve gece körlüğünü iyileştirmede,  antibakteriyel, antiseptik ve antifungal olarak, bağışıklık sistemini güçlendirmede, epilepsi nöbetlerini düzenleme ve iyileştirmede,  idrar problemlerinde,  şeker hastalığında kan şekerini dengelemede kullanıldığını göstermektedir.

Crocus türlerinin stigmalarında (Croci stigma) safranal, krosin, krosetin ve pikrokrosin  ve kemferol  bulunmaktadır. Krosin safrana özgün rengini veren bileşiktir.

Yapılan araştırmalar sonucunda safrandan hazırlanan su, metanol ve etanol ekstrelerinin antioksidan, antikonvülsan, sitotoksik, antimikrobiyal, antidepresan, hipolipidemik, antiparaziter, antitussif, ekspektoran olarak ve hem diyabet metabolizması hem de menstrual hastalıklar  üzerinde bir çok etkiye sahip olduğu saptanmıştır.

Standartlara oranla yüksek miktarda içerdiği flavanoitler sayesinde güçlü bir antioksidan aktivite gösteren safran, hastalıkların ortaya çıkmasını engelleyerek veya oluşumunu yavaşlatarak etki etmektedir. Antioksidan aktivite diğer aktivitelerin de temelini oluşturmaktadır. Alzheimer hastalığı üzerindeki etkileri incelendiğinde ise antioksidan aktivitesinden de ileri gelen anti-alzheimer etkisi saptanmıştır ve etki hafıza ve öğrenme üzerinedir.

Depresyon üzerinde de etkili olan safranın çalışmalar sonucunda hafif ve orta depresyonda yan etki göstermeden kullanılabileceği görülmektedir. Kadınlarda adet öncesi sendromda iyi geldiği gibi anksiyete durumuna da iyi gelmektedir. 

Kanser araştırmalarında çalışılan etken madde gruplarından sayılan karotenoitler açısından zengin bitkilerden biri olan safranın birçok kanser türü üzerinde olumlu etkileri gözlenmektedir, ancak hücreler üzerinde etkileri henüz saptanamamış olduğundan şimdilik adjuvan tedavi olarak kullanımı daha uygun görülmektedir. 

Safranın metabolizma üzerindeki etkisi ise özellikle diyabetli hastalar üzerinde gözlenmektedir. Bu hastaları insüline duyarlı hale getirmenin yanı sıra lipit metabolizmasına etki ederek kardiyovasküler sistem üzerinde de etkili olmaktadır.

Sonuç olarak Crocus sativus bitkisinin Alzheimer hastalığı, depresyon, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet gibi hastalıkların tedavilerinde yer alabileceği gibi bu hastalıkların tedavisinde kullanılan diğer yöntemleri destekleyici olarak da yararlı olabileceği ve dolayısıyla hastaların hayat kalitelerini artıracağı günümüze kadar yapılan araştırmalar ile desteklenmektedir; ancak klinikte kullanımının tam olarak belirlenebilmesi için bu yönde çalışmalar ilerletilmeli ve artırılmalıdır.

Kaynak:  Melisa Deniz Güven, “Crocus sativus” Bitirme tezi, İstanbul 2020.

Prof. Dr. Afife Mat
Prof. Dr. Afife Mat

Yorumlar (0)

Yorum yazmak için üye girişi gerekiyor.

E-postası doğrulanmış üyeler ve Google ile giriş yapanlar yorum yazabilir.

İlgili Haberler