Eczacı Dergisi olarak, Türkiye’nin en köklü besin takviyesi firmalarından biri olan Ena Farma’nın yönetim kurulu başkanı Meryem Özselanik ile özel bir röportaj gerçekleştirdik. 16 yıllık yolculuğunda markayı büyüten, sektörde kalıcı hale getiren ve aynı zamanda kadın girişimciliği destekleyen Özselanik, deneyimlerini ve görüşlerini bizimle paylaştı.
Bir kadın girişimci olarak bu süreçte yaşadığınız sorunlar ve bunlarla nasıl mücadele ettiniz?
Ben altı kız yetiştirmiş, her birinin üniversite okuması için mücadele vermiş, kırk yıl önce sadece Türkiye değil dünyadaki gelişmeleri takip etmiş, ilk okul mezunu olmasına rağmen geleceği öngörerek, beni 14 yaşımda bilgisayar program yazılım kursuna göndermiş vizyonerlik timsali bir annenin ve kızlarını her zaman ciddiyetle dinleyen, onlara alan tanıyan işçi bir babanın şefkat ve sevgi dolu ailesinin ilk kızıyım. İlk çocuk olmanın savaşçı ruhunu taşıyorum. Ve benden 5 tane daha olduğunu da hayal etmenizi istiyorum.
Kadın olarak iş dünyasında var olmak, özellikle de sağlık ve ilaç sektöründe liderlik yapmak, birçok zorlukla karşılaşmak demektir. Sağlık sektörü, eğitim ortalamasının en iyi olduğu sektörlerden biri olmasına rağmen tabuları ve duvarları çok yüksektir.
En büyük zorluklardan biri, ilk zamanlarda ciddiye alınmamak oldu. Özellikle erkek egemen sektörlerde, bir kadın olarak stratejik kararlar aldığınızda, yepyeni bir şeyler yaptığınızda, alanın liderlerinden görünmez bir dirençle karşılaşabiliyorsunuz.
Bu noktada, bilgimle, cesaretim ve kararlılığımla farkımı ortaya koymaya odaklandım. Ne kadar çok engelle karşılaşırsam, o kadar çok çalışarak kendimi ispatladım. İlk yılları çekirdek kadromun ailemden ve bana benzeyen kişilerden oluşması büyük gücümdü. İlerleyen dönemlerde mentorlarla çalışmak, güçlü, liyakatlı bir ekip kurmak ve doğru iş ortaklarını seçmek benim için belirleyici faktörler oldu.
Ayrıca, iş hayatında kadın-erkek eşitliği konuşunda öncü olabilmek adına, kadın çlışanlarımızın daha fazla söz sahibi olmasını teşvik eden bir organizasyon yapısı kurmayı ilke edindim. Ena Farma’ da, kadınların sadece yönetici değil, karar alıcı pozisyonlarda da yer almasına özellikle önem verdim.
Ena Farma’ da kadın tercihiniz çok fazla. Bu bilinçli bir tercih mi?
Evet, bu kesinlikle bilinçli bir tercih. İş hayatında kadınların verimli çalışabileceği bir ortam yaratmanın gücünü yaşıyoruz.
Birçok kadın, çocuk sahibi olduktan sonra iş hayatından kopmak zorunda kalıyor. Biz. Ena Farma olarak bunun önüne geçmek için kadınların kariyerlerini sürdürmelerini sağlayacak bir yapıyı kurduk ve geliştirmeye kararlıyız.
Bu tercihin markamıza da pozitif bir etkisi oldu. Kadının yaratıcı bakış açısı, iletişim yeteneği, empati gücü büyük bir fark yaratıyor. Örneğin, ENA FARMA’ da ortaya koyduğum vizyonda 16 yıldır, anne olarak çocuklarımın sağlığını doğal yollardan korumayı hedefleyen ürünler geliştirdik. AR-GE’ den üretime ve pazarlanmasna kadar ‘anne olgusunu’ anlayan kadınlarla çalışmaya özen gösterdim.
Ürünlerimiz en kritik anne- çocuk ihtiyacını karşılayan, kolay kullanım sağlayan, doğal ve başarılı ürünlerdir. İlk üç ürünümüz Cold- Mix Damla, BayBay Night Damla ve Bactoblis Ağız probiyotiğini 29 bin eczanede bulabilirsiniz. Bu başarımız, kadın paydaşlarımın sektörümüzde ne kadar önemli olduklarına dair güzel bir örnektir.
Kadın girişimcilerin üye olduğu KAĞİDER’ e de üyesiniz. Kadın girişimci olarak nasıl bir liderlik anlayışınız var?
KAGİDER gibi platformlar, kadın girişimciliğini desteklemek açısından çok önemli. Kadınların iş dünyasında daha fazla yer almasını teşvik etmek için dayanışma, bilgi paylaşımı ve network oluşturma noktasında büyük bir misyon üstleniyor.
KAGİDER’ e üye olmak için girişimciliğin belirli nosyanlarına sahip olmanız ve kendi işinizi kurmuş olmanız gerekiyor. Ancak KAGİDER kadın girişimci adaylarına mentörlük yapmakta ve liderlik yolculuklarına eşilk etmekte çok başarılı bir yapıdır.
Benim bu yapı ile uyuşan liderlik anlayışım özgüveni gelişmiş, cesaretli adımlar atabilen, çözüm odaklı, şeffaf ve ekip ruhuna sahip bir yönetim anlayışı üzerine kurulu. Hiçbir zaman tek başıma karar veren bir lider olmadım. Takımlarla birlikte çalışmanın gücüne inanıyorum.
Örneğin, pandemide tedarik zinciri krizleri yaşanırken, çalışanlarımızın öngörüleri dikkate alınarak altenatif çözümler ürettik. Bir liderin, sadece karar veren değil, dinleyen ve motive eden biri olması gerektiğine inanıyorum.
Bir kadın girişimcinin liderlik yolculuğu kişisel gelişimle sürekli beslenmeli. Ben de bu süreçte kendimi sürekli geliştirerek liderlik anlayışımı olgunlaştırdım. İlk günkü ben ile bugünkü ben arasında büyük farklar var.
Genç kadın girişimcilere özellikle eczacı girişimcilere tavsiyeleriniz neler olurdu?
Öncelikle şunu söylemek isterim: ‘’Kendi hayallerinize inanmadan, başkalarının size inanmasını beklemeyin.’’
Başarılı bir girişimci olmak için önce cesur olmak, risk almak ve vazgeçmemek gerekiyor. Ancak bunların yanında iyi bir planlama ve strateji geliştirme de çok önemli.
İyi araştırın. Sektörün, toplumun ve tabi ki kendi ihtiyaçlarınızı belirleyin ve analiz edin.
Mükemmelliği beklemeyin. Harekete geçin bazen yolda öğrenirsiniz. Öğrendiklerinizi sürekli yazın, sorunu daha çabuk çözmenize, çözümlerinizi test etmenize yardımcı olur.
Ekibinizi doğru seçin. Başarı, tek başına değil, iyi bir ekip ile mümkün olur. Ama yine de ekip bazen sadece ‘’siz’’ olabilirsiniz, ya da geçici destekler olabilir. Hepsini talep edebilir ve planlayabilirsiniz.
Sürdürülebilir bir iş modeli oluşturun. En önce karakterinize uygun iş olduğundan emin olun. Raftan bir kutu ürün satmanın topluma karşı ulvi bir görev olduğunu kutunun fiyatı ile kıyaslamayın. Kendinizi gerçekleştirmeden kazancı ve tatmini sürdürülebilir iş modeli oluşturamazsınız.
Hiçbir ihtiyacın, düşüncenin, bilginin ya da insanın erişilmez olduğunu düşünmeyin.
Fikrinize güvenin. Güvendiğiniz fikri çevrenize dillendirmeden test edin.
Eğer bir kadın girişimciyseniz, ağınızı genişletmekten, networking etkinliklerine katılmaktan ve cesaretinizi korumaktan asla vazgeçmeyin.
Fakülteden yeni mezun kadın eczacılara tavsiyeleriniz neler olabilir?
Eczacılık mesleği, sürekli gelişen bir alan ve mezun olduktan sonra birçok farklı kariyer fırsatı var. Yeni mezun eczacılara şunları tavsiye edebilirim:
Kendinizi sadece bir eczane açmakla sınırlamayın. Klinik eczacılık, endüstri eczacılığı, Danışman eczacı, AR-GE ve Satış pazarlama gibi birçok alanda kariyer yapabilirsiniz.
Sürekli öğrenmeye devam edin. Sağlık sektörü sürekli yenileniyor. Kongrelere, seminerlere katılın.
Network oluşturun. Sektördeki deneyimli kişilerle bağlantılar kurarak kariyerinizde hızla ilerleyebilirsiniz.
Girişimcilik ruhunu kaybetmeyin. Yeni nesil eczacılar, sağlık teknolojileri, kişiye özel beslenme ve dijital sağlık çözümlerinde büyük rol oynayabilir. Girişimci fikirlerinizin muhakkak kendi işini kurmak olduğunu da düşünmeyin. Güvenli yapılar içinde girişimci ruhunuzu ortaya koyabilirsiniz.
Kadın eczacılar olarak birbirinize destek olun. Meslektaş dayanışması her zaman güç verir.
Bu röportajın genç girişimci eczacı ve kadınlar için ilham verici bir rehber olmasını dilerim. Ena Farma olarak, sağlık alanında yenilikçi çözümler üretmeye, sağlığı doğal yollardan korumaya ve kadın girişimciliğini destkelemeye devam edeceğiz.
Teşekkürler.

