İlaç Piyasası İlaç Piyasası
Değerli meslektaşlarım, Biz eczacılar ilaç piyasası lafını hiç sevmeyiz aslında, ama ilacın bir meta olarak kabul gördüğü global dünyada ilaç piyasaya düşmüş bir emtia... İlaç Piyasası

Değerli meslektaşlarım,

Biz eczacılar ilaç piyasası lafını hiç sevmeyiz aslında, ama ilacın bir meta olarak kabul gördüğü global dünyada ilaç piyasaya düşmüş bir emtia muamelesi görmekte ve maddi değeri özellikle bizim gibi ülkelerde sosyal değeri üzerinde işlem görmektedir. Aslında belki tüm gelişmiş ülkelerde de ilaç fiyatları devlet bütçeleri için sürekli bir sorun teşkil etmekte ve bu konuda her devlet kendine göre bir çözüm üretmeye çalışmaktadır. Ama dikkat ettiğim şey ülkeler öncelikle hasta ihtiyaçlarını öncelik almaktadırlar.

İngiltere’de şu an brexit’e bağlı anlaşma olması öncesi yapılan deklarasyonda ilaç ve kan ürünlerinde gerekli stokların yapılması istenmiş ve ”Bu bir numaralı öncelik olmalı. İhracat ürünlerinde gecikmeler kabul edilebilir fakat hastaların her gün ihtiyaç duyduğu ilaç ve diğer ürünlerde yaşanacak gecikmeler kabul edilemez. Müzakerelerde her ne olursa olsun hastaların ilaçları ve ihtiyaç duydukları tedaviyi almaya devam etmelerini sağlamak mutlak bir gerekliliktir” denmiştir.

Ülkemiz global devrim sonrası yerli ilaç endüstrisini kaybetmiş hemen hemen tüm firmalar yabancı sermaye eline geçmiştir. Düşünün ki kimyasal ilaç döneminin artık sonlanacağı bir çağa doğru giderken, yeni nesil ilaçların sermaye menşei Avrupa olmaktan bile çıkmış tüm yatırımlar sadece ABD de gelişirken, bizde ilaç konusunda nasıl bir yol izleneceği büyük bir belirsizlik içinde. Artık eczacılar olarak şunu görüyoruz ki, yeni teknoloji ilaçlar ülkemizde üretilmemektedir ve de belki üretilmeyecektir. Şimdi görüyoruz ki ülkemizin içine girdiği ekonomik kriz anında ilaç piyasasında dalgalanmalara neden olmuş ve ortamdan TEB’in de belirttiği gibi 650 civarında ilaç buhar olmuş veya kısıta girmiştir. Sonunda döviz bazında fiyatlandırma prensipleri geçerli olsa da bu denli ani büyük değişimler sonucu piyasayı domine edemezsiniz. Sonunda özel sektör olan ilaç firmaları karlılık üzerine çalışan şirketlerdir. Ve ortaklarına karşı sorumludurlar. Ve bu ortaklar da artık Ayşe hanım Hasan bey değil, dünyanın değişik yerlerinde oturan sermaye sahipleridir. Bu kırılgan pozisyonda yabancı firmaların yatırımlarına son vermeleri bile bu piyasayı zora sokacak iken bizim halen milli bir ilaç politikamızın olmaması kabul edilemez. Türkiye ilaç hammaddesi ithal eden bir ülke olarak üretilen ilaçlardan azami faydalanması gereken bir ülke olmalıdır. Sokağa atılacak paramız olamadığı gibi çöpe atacak ilacımız da en az olmalıdır. Bu anlamda önemli bir adım olacak etkin madde isimli ilaç üretimine neden geçilmediğini anlamakta zorluk çekmekteyim. Zaten kısıtlı bir ilaç gurubu ile tedavi sağlanmaya çalışıldığına göre jeneriklerde bu kadar bol firma ismiyle ilaç üretimi son kullanma tarihi olan ilaçta büyük bir atığa sebep olmaktadır. Sağlık otoritelerimiz bölgesel atık ilaç raporlarına sahip olmadıkları için belki bunu görememektedir ama dar bir bölgede çalışmasına rağmen ÇEKOOP raporlarında bu açıkça görülmektedir.

Bu konuyu defalarca yazmaktayım ve yazmaya da devam edeceğim. Bizden çok daha zengin olan Avrupa ülkeleri bile etken madde isimli üretim yaparken bizde ilacın hala tüketim anlayışında satılması hem ülke ekonomisine hem de halk sağlığına bir avantaj getirmemektedir.
Saygılarımla…

 

İlgili Yazılar