Biz Kimiz? Biz Kimiz?
Değerli meslektaşlarım, Ülkemizin içinde bulunduğu sosyopolitik hareketlilik bizleri doğal olarak meslek sorunlarından uzaklaştırıyor. Ama görüyorum ki, yine de mesleğin içinde bulunduğu şartları irdeleyen bir... Biz Kimiz?

Değerli meslektaşlarım,

Ülkemizin içinde bulunduğu sosyopolitik hareketlilik bizleri doğal olarak meslek sorunlarından uzaklaştırıyor. Ama görüyorum ki, yine de mesleğin içinde bulunduğu şartları irdeleyen bir kısım meslektaşım yorulmadan çalışıyorlar. Geçtiğimiz günlerde bu kaos içinde ellimize geçen Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının bir raporu bizleri mesleki açıdan çok rahatsız etti.

‘’Bakanlığımız mevzuat hükümleri çerçevesinde eczane işyerlerinin 19.12.2012 tarihli ve 28502 sayılı İşkolları Yönetmeliğinde Ek-1 işkolları listesinde 10 numaralı ‘Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar’ başlığının 47.73 sınıfında belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda eczacılık ürünlerinin perakende ticareti’’ tasnifine göre tanımlandığı,

17 numaralı‘’Sağlık ve sosyal hizmetler’’başlığı altında eczane işyerleri ile ilgili herhangi bir sınıflama veya tanımlama yapılmadığı, bu nedenle eczane işyerlerinin 4857 sayılı İş Kanununun 69. Maddesinde düzenlenen ‘SAĞLIK HİZMETLERİ YÜRÜTÜLEN İŞLER’ KAPSAMINDA OLMADIĞI”… belirtilmiş…

Aslında bu gece çalışması için onay mahiyetindeki yazının içeriğinde en belirgin nokta; eczanelerimizin sağlık hizmetleri yürütülen işler kapsamında olmaması, eczacı olarak da bizim belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda eczacılık ürünleri yapan perakendeci olarak görülmemizdir.

Ülke sağlık politikaları bir bütünse (ki, öyle olması gerekir) bu rapor ile kanunen bizim mesleki varlığımız inkar edilmiş görülmekte, mesleki platformlarda dile getirdiğimiz ‘’Eczacınız en yakın sağlık danışmanınız’’ söyleminin değersiz kılınmasıdır.

Israrla dile getirdiğimiz ‘’Eczanelerimiz birinci basamak sağlık hizmetinde olmalıdır’’ savının mesleğimiz için ne kadar hayati olduğu ortaya çıkmaktadır.

Öyle görülüyor ki, bu seviyede bu konumda yerimizi almaz isek liberal politikalar içinde ürünün peşine takılan mesleğimiz onun esiri konumunda kalacaktır.

Şunu unutmamalıyız, perakendecilik dünyada en büyük sermaye hareketi durumundadır. O zaman bu anlayış bizi bu mekanlarda pazarın bir oyuncusu eder ki, artık orada meslekten bahsetmek imkansızlaşır.

Aman dikkat, bu anlayışa, dur demek gerekir…

Saygılarımla…