B2 Vitamini B2 Vitamini
Vitaminler, normal metabolizma için küçük miktarlarda gerekli olan, organik bileşiklerdir. Vitaminler (D vitamini hariç), insanlar tarafından sentezlenemediğinden, metabolizma bozukluklarını önlemek için diyetle alınmaları gerekmektedir.... B2 Vitamini

Vitaminler, normal metabolizma için küçük miktarlarda gerekli olan, organik bileşiklerdir. Vitaminler (D vitamini hariç), insanlar tarafından sentezlenemediğinden, metabolizma bozukluklarını önlemek için diyetle alınmaları gerekmektedir. Vitamin eksikliği, kan testleri ile tespit edilebilir ve eksiklik metabolik değişikliklere yol açabilir. Altta yatan tıbbi rahatsızlıkları olan ya da oldukça kısıtlı diyetleri olan hastalar dışında, skorbüt (C vitamini eksikliğinde), beriberi (thiamine eksikliğinde) ve pellagra (niasin eksikliğinde) gibi vitamin eksikliği hastalıklarının çoğu gelişmiş ülkelerde neredeyse tamamen ortadan kaldırılmıştır. Buna rağmen sağlıksız beslenme, alkol tüketimi, gebelik ve emzirme gibi nedenlerle hastaların vitamin takviyeleri almaları gerekebilir. Daha sağlıklı bir yaşam için muhakkak her gün yeterli miktarda vitamin almaya özen göstermeliyiz.

Vitamin B2 veya riboflavin, doğal flavinler olarak bilinen bileşiklerdendir. Flavinler, başta redoks reaksiyonları, oksidasyon redüksiyon reaksiyonları olmak üzere birçok biyokimyasal reaksiyonda kritik bir role sahiptir. Riboflavin; süt ve yumurta, et, balık, yeşil sebzeler, maya ve maya takviye edilmiş tahıllar ve ekmekler dahil olmak üzere birçok gıdada bulunur.

Kanda riboflavin konsantrasyonu ölçülebilir ancak ölçülen değer sadece son diyetle alınan miktarı gösterir. Bu nedenle eritrosit glutatyon redüktaz (EGR) testi, yetersiz riboflavin alımının değerlendirilmesinde daha geçerli bir testtir1-2. Riboflavin eksikliği genel olarak tahmin edilenden daha yaygındır ancak genellikle diğer vitamin eksikleri ile birlikte seyreder ve gıda alımının sınırlı olduğu ülkelerde görülür, ariboflavinoz olarak adlandırılır. Hafif ve nonspesifik bulgu ve belirtileri nedeniyle pek çok vaka saptanamamıştır. Riboflavin eksikliğinin klinik belirtileri boğaz ağrısı, faringeal mukoza zarında hiperemi, mukoza zarının ödemi, stomatit, glossit, normositik-normokromik anemi ve seboreik dermatittir3. Riboflavin eksikliği, çoğu zaman benzer semptomlara neden olabilen diğer suda çözünen vitamin eksiklikleri eşlik ettiği için tüm bu değişikliklerin riboflavin eksikliğine bağlı olup olmadığı her zaman açık değildir4. Riboflavin eksikliği gıda alımının kısıtlı olduğu ülkelerde yaşayan insanlar, anoreksiya nevroza hastaları, malabsorbsiyona yol açan çölyak ya da kısa barsak sendromu olan hastalar, riboflavin bağımlı enzimlerin oluşumunda doğuştan hasar olan hastalar, ya da çok uzun süre fenobarbital ve diğer barbitüratları kullanan hastalarda görülebilir. Süt ürünlerinden (laktoz intoleransı olan kişiler gibi) sakınan bireylerde, riboflavin alımının düşük olması nedeni ile eksiklik görülebilir. Çünkü süt önemli bir riboflavin kaynağıdır. Süt ürünlerinin güneş ışığına maruz kalması riboflavin içeriğini yok edeceğinden, içeriğini korumak için genellikle opak kaplar içinde saklanmalıdır.

 

Riboflavinin tedavideki yeri:

Çoklu açil-koA dehidrojenaz eksikliği (MADD) gibi bazı intramitokondriyal beta-oksidasyon defektleri riboflavin tedavisine yanıt verebilir. Zidovudin veya stavudin ile tedavi edilen insan immün yetmezlik virüsü (HIV) enfeksiyonu olan hastalarda gelişen laktik asidoz tedavisinde kullanılabilir5. Kısıtlı verilere göre migren baş ağrılarının önlenmesinde riboflavin takviyesinin olası bir rolünü düşündürmektedir6.

 

Yüksek doz riboflavin alımından sonra herhangi bir yan etki bildirilmemiştir7. Bunun nedeni, aşırı miktarda riboflavin genellikle sınırlı su çözünürlüğü ve insan gastrointestinal sistemin bileşiğin toksik dozlarını emememesi nedeniyle absorbe edilmemesi olabilir8. Riboflavin için önerilen doz, çocuklarda günde 0.5 ila 0.9 mg, yetişkin erkeklerde günlük 1.3 mg ve gebe olmayan yetişkin kadınlarda günlük 1.1 mg’dır9. Bu miktarın gün içinde diyet ile alınması en doğrusudur. Diyetle alamayan hastalarda vitamin takviyesi önerilebilir.

 

Kaynaklar:
  1. Hoey L, McNulty H, Strain JJ. Studies of biomarker responses to intervention with riboflavin: a systematic review. Am J Clin Nutr 2009; 89:1960S.
  2. Flatz G. Population study of erythrocyte glutathione reductase activity. I. Stimulation of the enzyme by flavin adenine dinucleotide and by riboflavin supplementation. Humangenetik 1971; 11:269.
  3. Said HM, Ross AC. Riboflavin. In: Modern Nutrition in Health and Disease, 11th Ed, Ross AC, Caballero B, Cousins RJ, Tucker KL, Ziegler TR (Eds), Lippincotto Williams and Wilkins, Philadelphia 2014. p.325.
  4. Nichoalds GE. Riboflavin. Symposium in laboratory medicine. In: Symposium on laboratory assessment of nutritional status. Clinics in laboratory medicine, Labbae RF (Ed), WB Saunders, Philadelphia 1981. Vol 1, p.685.
  5. Fouty B, Frerman F, Reves R. Riboflavin to treat nucleoside analogue-induced lactic acidosis. Lancet 1998; 352:291.
  6. Schoenen J, Lenaerts M, Bastings E. High-dose riboflavin as a prophylactic treatment of migraine: results of an open pilot study. Cephalalgia 1994; 14:328.
  7. Institute of Medicine. Dietary Reference Intakes for Thiamin, Riboflavin, Niacin, Vitamin B6, Folate, Vitamin B12, Pantothenic Acid, Biotin, and Choline, 1998. Available at: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK114310/
  8. McCormick DB. Riboflavin. In: Present knowledge in nutrition, 6th, Brown ML (Ed), International Life Sciences Institute Nutrition Foundation, 1990. p.146.
  9. Institute of Medicine. Dietary Reference Intakes for Thiamin, Riboflavin, Niacin, Vitamin B6, Folate, Vitamin B12, Pantothenic Acid, Biotin, and Choline, 1998. Available at: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK114310/

İlgili Yazılar