Zincirler-2 Zincirler-2
Değerli meslektaşlarım, Tam da zincirler vs diye yazmaya başlamışken, Avrupa’dan gelen raporlardan eczaneler için bir dizi yapılaşmanın hayata geçtiğine şahit oluyoruz. Son zamanlarda özellikle... Zincirler-2

Değerli meslektaşlarım,

Tam da zincirler vs diye yazmaya başlamışken, Avrupa’dan gelen raporlardan eczaneler için bir dizi yapılaşmanın hayata geçtiğine şahit oluyoruz. Son zamanlarda özellikle sosyal medyayı takip ediyorsanız, çokça eczane ürünleri satış platformları oluşmaya başladığını görüyoruz. Eczacılar ecza depolarından yeterli karlılığı sağlayamıyorlar mı ki bu tip ortaklıklarla sanal dünyada paylaşımlarda bulunuyorlar? Veya ilaç üreticileri bu tip oluşumları destekliyor mu diye de sorabilirsiniz. Ve bir bakış açısıyla da mesleğimiz iyice ürünün esiri mi oldu diye bakmak gerek.

Sosyal bir ürün olduğunu sürekli irdelediğimiz sağlık sorunlarımıza umar olan ilaç, yoksa peynir ekmek gibi daha çok mu satılmalı? Satıldıkça kamu sağlığı daha iyi hale mi gelmektedir? Yoksa gerekli ilacı gerekli yerde ve dozda kullanmaya özen göstermemiz gereken bir noktada olmaya devam mı edeceğiz? Ticareti iyi bilen insanlar mı eczacı olmalı yoksa ilacı sadece sosyal ve değerli bir ürün olarak kabul edebileceklerin kabul gördüğü bir meslek grubu mu olacağız? Eczane eczacılığı adına karar vermemiz gereken mesele bu galiba…

Bundan önceki yazımda zincirleşme modelleri içinde belirttiğim online eczaneler için önemli bir adım Almanya’da gerçekleşti. Alman Sağlık Bakanlığının online eczaneler aracılığıyla reçeteli ilaç satışlarının yasaklanması önerisine yeterli siyasi destek gelmedi. İşte, aynen ABD’de olduğu gibi bir eşik daha aşılıyor. Şimdi bu girişime Almanya’da olmuş ama bizde olmaz diye bakmak, 20 sene konuya ilgi göstermeyip bugün imtiyazlı eczane modelleri, hakkında ahkam kesmeye benzeyecek. Sonunda şunu iyi bilmeliyiz ki, herşey global ekonomik düzenin planları içinde gerçekleşiyor. Sevgili Eczacı Ayşegül Yıldız’ın üretici ile tüketici arasındaki mesafenin daraltılacağını gösteren modellemeyi anlatması üzerinden 15 yıl geçti. Bu mesafe arada dağıtım kanallarını daha değişik bir modellemeye iterken eczanelerimizi de ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakacak. Bugün tüm Avrupa eczane raporlarında eczanelerin neredeyse iki günde bir kapandığını ve bunun altında yatan esas sebebin ciddi finansman problemleri olduğunu görüyoruz. Düşünün ki, ilaç genişleme alanı biotek ürünler üzerine oluştuğuna göre ve bu ürünlerin fiyatları çok yüksek olacağından hem ek finansman hem de yeni model mekanlara gereksinim olduğu bir gerçek artık. Şimdilerde ”Eczanelerdeki finansman krizini nasıl iyileştireceğiz ?” konulu onlarca makale yazılmakta bu alanda tedavi reçeteleri kaleme alınmaktadır.

Sonuç itibariyle; ürünün gerçek sahibi olamadıkça eczacılardaki arayışlar yeni modellemeler getirecek, ama hiç birinin mesleki bir yaklaşım taşımadığı açık. Eğer ürünü mesleğin içine taşıyamazsak bu alanda yapılan planların bir parçası olmaya hızla devam edeceğiz…

SGK sözleşmeleri ile kaybedilen vakit içinde atı alan üsküdarı geçiyor.

Sevgiyle kalın…

İlgili Yazılar