Mesleki İngilizce Mesleki İngilizce
Eczacı Dergisi’nde bu sayımızdan itibaren Ecz. Nihat Demirkol, Mesleki İngilizce konularında pratik bilgileri meslektaşlarımızla paylaşacak. Bu değerli ve özet bilgilerin hepinize faydalı olmasını umuyoruz.... Mesleki İngilizce

Eczacı Dergisi’nde bu sayımızdan itibaren Ecz. Nihat Demirkol, Mesleki İngilizce konularında pratik bilgileri meslektaşlarımızla paylaşacak. Bu değerli ve özet bilgilerin hepinize faydalı olmasını umuyoruz.

Ecz. Nihat Demirkol Kimdir? 1993 Manisa doğumlu Nihat Demirkol, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 2016 mezunlarındandır. Öğrenciliği döneminde farklı ilaç firmalarının ruhsaatlandırma departmanlarının yanı sıra ArGeVis’te bilişim eczacılığı konusunda staj yapmıştır. Erasmus Öğrenci Değişim Programı kapsamında İngiltere’de Cardiff Üniversitesi’nde 6 ay boyunca ilaç geliştirme araştırmalarında görev almıştır. Üniversite yıllarında başlayan İngilizce öğrenimine olan özel ilgisi nedeniyle bu alana yoğunlaşan Demirkol, Mesleki İngilizceyi kendisine uzmanlaşma alanı olarak seçmiştir. Türkiye’nin sayısız ilaç firmasına çeviri ve ruhsatlandırma danışmanlık hizmeti veren Saylon Danışmanlık firmasında ruhsatlandırma uzman yardımcısı olarak çalışan Demirkol, Boğaziçi Üniversitesi’nde İngilizce Öğretmenliği lisans eğitimine devam etmektedir.

Belki­ bi­rçoğunuz hayatınızın bel­irli­ bi­r bölümünde İng­il­izce öğrenmeye ni­yetlend­ini­z. Çoğu zaman eği­ti­m si­stemi­, bazen hayat şartları bazen de s­izi­n gerekli­ i­stek ve kararlılığa sahi­p olmamanız nedeni­yle yabancı di­li­ni­z­ bi­r türlü arzu etti­ği­ni­z sevi­yeye çıkartamadınız. Buna ek olarak, bu güne kadar İngi­l­izce öğrenmeni­n yalnızca; mühendi­sli­k, i­şletme bölümleri­nde okuyanlar gi­bi­ sadece özel sektörde i­ş bulabi­len ve bu nedenle de kend­is­ini­ her konuda geli­şt­irmek ve raki­pleri­nden farklı olduğunu kanıtlamak zorunda olan i­nsanlar i­çi­n olduğu düşüncesi­/yanılgısı, hem eczacılık fakülteler­inde veri­len yabancı d­il eğ­iti­m kali­tesi­ni­ düşürdü hem de b­iz eczacılar tarafından İngi­l­izceni­n hep ­ikinci­ plana atılmasına sebep oldu.

Ancak bugün, hem geçirdiği dönüşüm sayesinde eczacılık mesleğinin sağlık danışmanlığı rolünün daha da artması hem de internet çağının sunduğu imkânlarla dünyadaki uygulamalarla senkronize hale gelmesi, İngilizce öğrenmeyi çok daha değerli hale getirmiştir.

Meslek Standartlarını Yükseltmek için Mesleki İngilizcenin Gerekliliği

Eczacı en yakın sağlık danışmanınızdır” sloganının altının gerçek anlamda doldurulabilmesi, bizlerin mesleki anlamda çok donanımlı, sahip olduğu bilgileri sürekli güncelleyen ve sağlık alanında ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeleri yakından takip edebilen eczacılar olmamızdan geçiyor. Fakültede aldığımız bilgilerin yabancı kaynakları taramak ve bugünlerde bilgi kirliliği sebebiyle kafası bir hayli karışık olan hastalarınıza en doğru, bilimsel bilgiyi sunabilmek, kendisini “sağlık danışmanı” olarak konumlandıran biz eczacıların birincil sorumlulukları arasında yer almalıdır.

Tüm Hastalara Aynı Kalitede Hizmet

Tüm bu saydıklarıma ek olarak, ülkemizin nüfus profilinin son yıllarda hızlı bir değişim göstermesi sebebiyle, başta büyük şehirlerde olmak üzere Türkiye genelinde eczanelerimize gelip ilaç ve bilgi almak isteyen yabancı hasta sayısında da büyük bir artış yaşandı. Söz konusu ilaç gibi çok hassas bir konu olduğunda verilen en ufak bir yanlış bilginin ne kadar ciddi ve ölümcül sonuçlar doğurabileceğini bilen bizlerin, mesleki İngilizce seviyemizi bu hastalara kaliteli bir hizmet verebilecek seviyeye getirme konusunda özel bir çaba içerisinde olması gerekmektedir.

Nitekim başta İstanbul’daki AVM eczaneleri olmak üzere birçok eczane bu durumun öneminin yavaş yavaş farkına varmaya başladı. Öyle ki, bu eczanelerin vermiş olduğu yardımcı eczacı iş ilanlarında, hasta profilinin çok çeşitli olması nedeniyle yabancı dil bilmenin tercih sebebi olduğu belirtilmekte.

Başlamak için Geç Değil

Aranızda uzun yıllardır yabancı dil ile ilgilenmemiş ve bu nedenle İngilizce ile arasındaki bağın artık onarılamayacak durumda olduğunu düşünenler mutlaka çıkacaktır. Ancak doğru yöntemler kullanılıp planlı ve kararlı bir şekilde yoğunlaştığınızda, mesleki İngilizcenizi kısa bir süre içerisinde yabancı hastalarınıza tavsiyede bulunabilecek ve doğru bir şekilde ilaç kullanımını tarif edebilecek düzeye çıkarabilmek sanıldığı kadar zor değil.

Artık yabancı bir hasta eczanemize girdiğinde, onun taleplerini anlayabilmeli ve sorularına anlaşılır bir şekilde yanıt verebilmeliyiz. Tüm iyi niyetimizle hastaya yardım etmek için Türkçe düşünüp ardından İngilizce’ye çevirdiğimizde, kalp krizi – heart crisis ya da tansiyon – tension gibi İngilizce’de Türkçe’deki anlamlarından çok farklı anlamlara sahip kelimeler kullanmak ya da ilaçların nasıl ve günde kaç kere kullanılacağını el hareketleriyle göstermek zorunda kalmak yerine, mesleki İngilizce’mizi geliştirerek hem yabancı hastalarımıza verdiğimiz hizmet kalitesini artırabilir hem de meslek standartlarımızı yükseltebiliriz.

Cam Tavan

Bugüne kadar staj yaptığım, çalıştığım eczacılardan ve sosyal medyadaki eczacı gruplarından edindiğim izlenim, eczanelerinde bir yandan eczane eczacılığı yaparken diğer yandan vakit buldukça çeşitli konularda kendisini geliştirmeye çalışan, bu konuda oldukça istekli eczacı sayısının hiç de az olmadığını gördüm . Bu köşe belki de en çok onlara “ilaç” olacak. İngilizce’de “Glass Ceiling” olarak adlandırılan, hayatlarımızda potansiyellerimizi değerlendirmemizin önündeki görünmez bariyerlere verilen genel isim, “cam tavan” ifadesi bizler için çok şey ifade ediyor. İngilizce’ye bizler için bir elenme faktörü değil, yapabileceklerimizi farklı bir standarda yükseltebilmenin aracı olarak yaklaşırsak mesleki anlamda da daha başarılı olabiliriz. İster yabancı hastalarına daha iyi bir eğitim vermeyi amaçlayan, ister yüksek lisans ya da doktora yapmak için yabancı dilini geliştirmek isteyen ya da ileride eczane eczacılığı dışında bir yol seçebileceğini ve bu yolda mesleki İngilizce’ye ihtiyaç duyacağını düşünen meslektaşlarımız; bu köşe sizler için.

Bu köşede, temel ve mesleki İngilizce’nizi geliştirmek için kullanabileceğiniz içerikler, doğru çalışma yöntemleri ve tavsiyeler bulabileceksiniz. Amacım, hem İngilizce’nin eczacılığın geleceği açısından önemine dikkat çekmek hem de meslektaşlarımın İngilizcelerini geliştirmesine yardımcı olarak meslek standartlarını yükseltmek olacaktır.

İlk yazım olması sebebiyle bu ay yalnızca, benim “Türkilizce” olarak adlandırdığım ve trajikomik ve hatta bazı durumlarda ciddi sonuçlar doğurabilecek bazı Türkçe-İngilizce kelime ve cümlelerin yanı sıra, hastanın ne istediğini anlama ve hastayı bilgilendirme konularında faydalı olacak temel kalıp cümleler vermekle yetindim. Ancak bundan sonraki yazılarımda, hastalarla İngilizce iletişiminizde size büyük yarar sağlayacağını düşündüğüm, hasta karşılama cümlelerinden ilaç tarifine, farklı konularda hastalara tavsiyelerde bulunmaktan temel ve mesleki İngilizce’nizi nasıl geliştirebileceğinize kadar birçok farklı konuya dair içeriği bu bölümde bulabileceksiniz.

Tüm meslektaşlarımın 14 Mayıs Eczacılık Bayramı’nı kutluyor, Mesleki İngilizce adına bu köşenin hepimize faydalı olmasını diliyorum.

Türkinlizce Örnekler ve Doğruları

Tansiyonunuz çok yüksek

Your tension is very high

Your blood pressure is quite high

Bu ilacı aç karnına alınız

Take this drug hungry

Take this medicine on an empty stomach

Daha önce kalp krizi geçirdiniz mi?

Did you have a heart crisis before?

Did you have a heart attack before?

Kredi kartı geçerlidir.

We accept credit cards.

Sosyal güvenceniz bu ilacı karşılamıyor. Maalesef kendiniz ödemek zorundasınız.

Your insurance doesn’t cover this medication. I am afraid you’ll have to pay for it.

Bilmediğim bir nedenden dolayı işleminiz gerçekleşmedi, görünüşe göre kredi kartı ödemenizle ilgili bir sıkıntı var.

For some reason your transaction didn’t go through. It seems that there is a problem with your credit card payment.

İlacınızı poşete koymamı ister misiniz?

Would you like me to put your medication in a bag ?

We just ordered your medications. They should arrive by 5 pm.

İlaçlarınızı az önce sipariş ettik. Saat 5’e kadar gelmiş olur.

Bu ilaç elimizde yok.

We don’t have this drug in our hands.

We don’t have this medication in our stock.

Kilo vermeniz gerekiyor.

You should give kilos.

You should lose weight.

Prospektüsü okuyunuz.

Read the prospectus.

Read the patient information leaflet.

Diyet yapmanız gerekiyor.

You need to make diet.

You need to go on a diet

Doktorunuz bu ilacı yazmamış.

Your doctor didn’t write this drug.

Your doctor didn’t prescribe this medication.

Şekeriniz var mı?

Do you have sugar?

Do you have diabetes?

Sık Kullanılan Eczane Kalıpları #001

Özellikle aradığınız bir ürün var mı?

Is there a product in particular you are looking for?

Şu an elimizde yok, isterseniz depodan sizin için sipariş edebiliriz.

We don’t have it in stock right now, we can order it for you from the warehouse if you like.

Herhangi bir marka/renk tercihiniz var mı?

Do you have any brand/colour preference?

Kasadaki arkadaşımız size yardımcı olacak.

The person at the register will help you

İlgili Yazılar