SAĞLIK DEVRİMİ VE İYİ ECZACILIK UYGULAMALARI SAĞLIK DEVRİMİ VE İYİ ECZACILIK UYGULAMALARI
20.yüzyıl, insanlık tarihinde ekonomik, sosyal, politik ve kültürel olarak en çok değişimin yaşandığı yüzyıl olmakla birlikte, sağlık alanındaki radikal buluş ve yeniliklerle insanoğlunun global... SAĞLIK DEVRİMİ VE İYİ ECZACILIK UYGULAMALARI

20.yüzyıl, insanlık tarihinde ekonomik, sosyal, politik ve kültürel olarak en çok değişimin yaşandığı yüzyıl olmakla birlikte, sağlık alanındaki radikal buluş ve yeniliklerle insanoğlunun global yaşam kalitesi ve süresinin de en çok geliştiği dönem olmuştur.

Teşhis ve tedavi alanındaki buluşlar, 1900’lerin başında 1 milyar olan dünya nüfusunun 90 sene içinde 7,5 katına çıkmasına neden olmuştur. Salgın hastalıklarla şehirlerin yok olduğu, tedavi edilemeyen pek çok hastalık nedeniyle insanların ortalama 40 sene yaşadığı yüzyıllardan, 75-80 ortalama yaşam sürelerine ulaşılmış ve kronik hastalıkların tedavilerinde önemli mesafe katedilmiştir.

Tedavi hekimliğinin yanı sıra, hastalıklar oluşmadan önlemeyi hedefleyen koruyucu hekimliğin de gelişmesi, semptomların gözlemlenmesi, hastalıkların yan etkilerinin araştırılması, teknolojik yeniliklerle bilgi akışının ve veri değerlendirmelerinin kolaylaşması, teknolojinin tanı ve tedavide aktif kullanılması, organ nakillerinin, kök hücre çalışmalarının yapılabilmesi ve ilaç endüstrisindeki gelişmeler, son yüzyılda büyük bir sağlık devrimini oluşturmuştur.

Sağlık alanındaki gelişmeler, tüm sağlık mesleklerinde olduğu gibi Eczacılık alanında da değişimi kaçınılmaz kılmaktadır. Tüm bu değişim sürecinin içerisinde, eczacılığın sağlık hizmetleri içerisindeki konumunun güncellenmesi ve hasta odaklı eczacılık uygulamalarının standardizasyonu amaçlı, Dünya Eczacılık Federasyonu’nun (FIP) oluşturduğu İyi Eczacılık Uygulamaları (Good Pharmacy Practices GPP) kılavuzu 1997 yılında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından onaylanmıştır.

Genel sağlık yaklaşımının ve uygulamalarının geliştirilmesi, ilaç ve tıbbi cihaz temininin doğru ve uygun koşullarda sağlanması, hasta özbakımının sağlanması, reçeteleme ve ilaç kullanımında eczacının iyileştirme süreçlerini içermesi ile, ülkelerin ulusal olarak iyi eczacılık uygulamalarını oluşturmaları önerilmiştir.

Kılavuzun kısaca amacını özetlemek gerekirse; ‘’Bir hastanın yaşam kalitesini sürdüren ve yükselten koşulların sağlanmasını amaçlayan, kesin işbirliğine dayalı devamlılık niteliği de olan farmasötik bakımın uygulama biçimidir.’’

İyi Eczacılık Uygulamalarının felsefesi ise; eczanede bulundurulan ürünler ile ilgili hizmetleri sunmak, toplumun bu hizmetlerden en iyi şekilde yararlanmasına yardımcı olmak, ilaçlardan öngörülen yarar ile elde edilen yararı değerlendirerek verimi arttırmaya yönelik faaliyetlerde bulunmaktır.

Eczacılar, sağlıkla ilgili sorunların paylaşılabileceği sağlık bakım uzmanları olarak kabul edilmelidirler. İlaç ve diğer sağlık ürünleri eczacılar tarafından sunulduğundan, sorunların bir kısmı eczanelerde giderilebilir. İlave teşhis becerisi veya tedavi gerektiren sorunlar, hastane veya kliniklere yönlendirilebilir. Bu yönlendirme için iyi bir işbirliği gerekmektedir.

Eczacıların sorumlulukları, ilaç tedarik zincirinin bütünlüğünü sağlamakla başlamakta ve ilaçların uygun depolanması, hazırlanması sunulması ile devam etmektedir. Kullanım dozajlarının ve talimatlarının yeterince uygun ve açık olması, ilaç-ilaç ve ilaç-gıda etkileşimlerinin engellenmesinde etkin rol oynanması gereği, alerji ve diğer kontrendikasyonların önüne geçilmesi ve tedavinin izlenmesi misyonlarını da içermektedir.

2011 yılında Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Eczacılık Federasyonu, kılavuzu güncelleyerek yeniden yayınlamışlardır, buna göre;

İyi Eczacılık Uygulamaları

-Eczacının, eczacılık hizmetleri sunulabilen her ortamda öncelikli olarak hasta sağlığını gözetmesi,

-Eczacılık hizmetlerinin açık ve net olarak tanımlanarak, topluma ve bireye yönelik amaçlarının ilgili tüm kuruluşlara iletilmesi,

-İlaç ve diğer tüm sağlık ürünlerinin temini, kullanımının kontolü ve izlenmesi, hastalara uygun danışmanlık hizmetinin verilmesi

-Akılcı ilaç yazılması ve uygun ilaç kullanılmasında eczacının aktif rolünü içermektedir.

6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler hakkında kanuna uygun olarak yayımlanan kılavuzun esasları aşağıda sıralanmıştır;

*Eczacılar rasyonel olmayan ilaç kullanımı, advers etkileri, tıbbi hataları, ürün kalite aksaklıkları veya sahte ürünlerin tespitini rapor etmelerini sağlayacak bir sistem içerisinde çalışmalarını sürdürmelidir.

*Birey ve toplum sağlığının hizmetinde olan eczacı bu görevini yürütürken yaşama ve insana karşı saygıyı ön planda tutmalıdır.

*Eczacı tüm hastalarına aynı ilgiyi göstermelidir.

*Eczacı mesleğinin temel yaklaşımı, ticari olmaktan çok mesleki olmalıdır.

*Eczacı, mesleğini ancak kendisi uygulayabilir.

*Hasta ile birebir eczacılık hizmetinde başka kimselere bu konuda yetki vermemelidir.

*Eczacı, meslektaşlarını rakip olarak değil, eczacılık mesleğinin ilerlemesi ve sunulan hizmetin niteliklerinin arttırılmasında işbirliği ve dayanışma içinde olan ortakları gibi görmelidir.

*Eczacının diğer sağlık personeli ve özellikle doktorlarla olan ilişkileri, ilaçla ilgili her konuda karşılıklı güveni gerektiren bir hizmet ortaklığı gibi görülmelidir.

*Eczacı, meslek örgütleriyle, kamu kurum ve kuruluşlarıyla, üniversitelerde ve endüstri ile ilişkilerinde meslek etiğine uygun davranmalıdır.

*İlaç kullanımına yönelik politikaların saptanmasında, hastane ve diğer kurumlarda sorumlu eczacı mutlaka söz sahibi olmalıdır.

*Eczacı hastalarına ilişkin tıbbi ve farmasötik bilgilerden haberdar olmalıdır.

*İlaçlar ve tedavi konusunda bağımsız, kapsamlı, güncel ve objektif bilgiler her zaman eczacının elinin altında bulunmalıdır.

*Eczacı, eczacılık uygulamalarının her alanında ve tüm meslek yaşamı boyunca mesleki bilgisinin yeterliliğini sürdürme sorumluluğunu taşımalıdır.

*Eczacı, hastalarına sağlık hizmeti sunarken, haksız rekabete neden olacak davranışlarda bulunmamalıdır.

*Eczacılık lisans eğitimi, güncel eczacılık uygulamalarını ve gelecekteki muhtemel değişiklikleri kapsamalıdır.

Kılavuz kapsamında hasta ilişkilerinde ön planda olması gereken hizmet esasları ise şöyle belirlenmiştir;

Eczacı, hastanın ilacı doğru doz, doğru süre ve doğru şekilde kullanabilmesi ve eczanede satışı yapılan ürünlerden ve eczacılık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla aşağıdaki hususlara dikkat eder:

1.Öncelikle reçete bir bütün olarak değerlendirilir, hastanın yaşı ve konulan teşhis dikkate alınır.

2.Eczacı reçetede kayıtlı tüm bilgileri dikkatlice okur, reçetede eksik, yanlış, anlaşılamayan hususlar var ise mutlaka doktor ile temasa geçer.

3.İlacın kullanımı hakkında bilgi verilirken hastanın eğitim durumu göz önünde bulundurulur ve hastanın kullanmakta olduğu ilaçlar hakkında bilgi alınır.

4.Eczacı, hastalarına karşı iyi bir dinleyici olur, hastayla görüşme sırasında teknik ve tıbbi terimler kullanmaktan kaçınır, hastaya verilen bilginin basit, açık ve kolay anlaşılabilir olmasına dikkat eder, bu bilgilerin tedavi açısından önemini vurgular.

5.Eczacı, hasta veya yakınına vereceği bilgileri belirli bir düzen içinde sunar; önemli noktaları görüşmenin başında anlatır, sonunda tekrarlar.

6.Eczacı ilacın kullanım şekli, dozu ve varsa diğer önemli hususlar hakkında hastalara sözlü bilginin yanı sıra ambalaj üzerine yazarak da bilgi verebilir.

7.Hastane eczanelerinde hastaya verilecek ilaçlar üzerinde yer alacak her türlü uyarı (yüksek riskli ilaç, soğuk zincire tabi ilaç etiketleri v.b ) eczacı gözetiminde yapılır.

8.Eczanede majistral ilaçlar da dahil reçetesiz ilaç satışı yapılamaz.

19.Eczane vitrinlerine reklam asılamaz, promosyon amaçlı ilaç satışı yapılamaz.