Re’çete Rock: Baş ağrısı geçer, gönül ağrısı olmasın Re’çete Rock: Baş ağrısı geçer, gönül ağrısı olmasın
Tarz olarak Rock, Rock’n Roll, Blues, yerli ve yabancı pop parçalar ve bazı türkülerimizi yeniden şekillendirme eğilimimiz var. Bu aralar albümümüz için beste çalışmalarımıza... Re’çete Rock: Baş ağrısı geçer, gönül ağrısı olmasın

Tarz olarak Rock, Rock’n Roll, Blues, yerli ve yabancı pop parçalar ve bazı türkülerimizi yeniden şekillendirme eğilimimiz var. Bu aralar albümümüz için beste çalışmalarımıza ağırlık verdik. Bunun yanı sıra değerli dostumuz, Uzman eczacı, yazar ve şair Leyla Mine Tandağ ile bir single albüm çalışması içerisindeyiz.

Mehmet Ünal: Benim de İzmir Hatay’da eczanem var. Müziğe ortaokul yıllarında her müziğe başlayan gibi org çalarak başladım. Üniversite ilk dönemde bütünlemeye kalmıştım. O can sıkıntısı ile çarşıda gezerken bir dükkân gördüm, camda gitar, kampanya vardı ve 6 liraya gitar aldım. Üniversitede gitar dedin mi her ortama girilir, arkadaş çevresi daha da kolay yapılır. Şimdi ki grup arkadaşlarımla da bu sayede tanışmış olduk.

Ömer Özkardeşler: Ben Adanalıyım ve Adana’da eczane eczacılığı yapıyorum. Lise yıllarımda ud çalmaya meraklıydım. Tam o zamanlarda da kız kardeşim gitarla ilgileniyordu ama bıraktı. Lise dönemiydi sınav stresi çok fazlaydı, bu defa gitarı ben aldım elime… Üniversitede müzik yapmaya başladık. Herkesin dönemi kendine göre en güzelidir ya sanırım bizimkisi de öyleydi.

Barış Bayram- Halen İzmir’in Urla ilçesinde eczacılık yapmaktayım. Müziğe lisede klavye ile başladım üniversite yıllarımda davul ve gitarla devam ettim, bizim okul yıllarında da berber çaldığımız dönemler oldu üniversite bitince tekrar buluşup müzik yapmaya karar verdik ve halen devam etmekteyiz.

Ömer Bey bu soru size; diğer üç arkadaşınız İzmir’de, prova ve çalışma, konsere gitme onlar açısında daha kolay. Siz nasıl çözüyorsunuz. Zor değil mi? Yoksa bütün koşturmalara güzel bir es mi oluyor, gidip gelmek.

Zor tabii. Fakat sevince oluyor. Yeter ki yapılan şeyden zevk alın ve emeğinizin bir meyvesi olsun. Bizim meyvemiz sahnede sergilediğimiz performansımız. Ben uzakta olduğumdan ötürü genelde internet üzerinden çalışmalarımızı paylaşıyoruz. Bas gitar bir eşlik enstrümanı olduğu için o kısmını tamamlamam zor olmuyor. Prova sayısının eksikliğini hissediyorum. Canlı prova yapmak müzisyen için farklı bir lezzettir ve de yaratırken bir göz bir kulak daha müziğe tat katar. Bazen uzaktan gelmekten ötürü yol yorgunluğu, uçak fobisi gibi sahnede performansımı düşüren şeyler olacak gibi olsa da çıkıp ısınma parçalarını bitirip seyirciyle o enerjiyi yakalayınca bütün yorgunluklar geride kalıyor. Kendi albümümüzü çıkartmayı planladık ve belki önümüzdeki dönemlerde daha yorucu zamanlar bizi bekliyor ama buna değer.

Mehmet Ünal – Burada ben de bir şeyler söylemek isterim. Ömer Adana da olunca başta zaman zaman arayışlarımız oldu ama grup olarak müzik yaparken aynı kafada olmak, yeri geldiğinde bakışarak anlaşmak o kadar önemli ki, biz bunu sağlayabiliyoruz. Ömer onca yolu çok sık kat ederek, konserlere de provalara da geliyor. Kare As’ı tamamladık böylece.

Medulla: âşık eczacı şarkısı

Sizin Medulla isimli, eczacıları anlatan bir parçanız var. Meslektaşlarınızdan yorumlar geldi mi?

Medula şarkısı aslında halen eczacıların var olan sorunlarının iğnelenmesi, irdelenmesi ve eseridir. Zaten sözlere dikkat ederseniz ‘’güncelleme, java, its, zaman aşımı, karekod’’ gibi halen de güncel olan durumları anlatır. Buna, hiç ulaşılamayan bir sevgiliye yazılmış âşık eczacı şarkısı da diyebiliriz. Yani hasret halen devam ediyor.

Sonundaki diyaloglarsa eczanelerimizde her gün yaşadığımız ve artık otomatik cevaplar verdiğimiz diyaloglar. Biz, aslında her eczane eczacısının maruz kaldığı, hastalardan gelen bu soru ve tepkileri mizahi ve sanatsal bir biçimde yansıtarak yurdumuzun dört bir yanındaki meslektaşlarımıza ulaşıp yüzlerini güldürmek istedik. Meslektaşlarımızdan aldığımız tepkilerde hep olumluydu. Parçamızın çıktığı dönem birçok eczanede sabahları ”Medula” şarkımızın son ses çalındığını biliyoruz. Hatta şarkının sonundaki ” yavruuum, ben emekliyim, benden muayene ücreti, katkı payı almıyorlar, başka eczane almıyor ” , ”ne muayene ücreti, beni sen mi muayene ettin 🙂 ” , ” tartınız doğru tartıyor mu” , ” kaç eczane geçtim sana geldim ona göre heee 🙂 ” gibi diyalogları bazı meslektaşlarımız parçayı dinledikten sonra gerçek hayatta tekrar maruz kaldıklarında o an parçamızı hatırlayıp tebessüm ettiklerini söylüyorlardı.

 

Hepiniz serbest eczacı olarak çalışıyorsunuz. Eczaneler mahallelerde bir sağlık danışmanı, ilk basamak sağlık hizmeti alınan bir merkez olarak konumlanabilecek mi? Ne dersiniz?

Ömer Özkardeşler: Eczane eczacılığının çalışma şartları zorlaşsa da ben mesleğimizin her dönem varlığını sürdüreceğine inanıyorum. Yeter ki dönüşümleri bizlerden önce kimse yolumuzu çizmeden tamamlayalım. Eczanelerimizi eczacısız bırakmayalım. Örgütlerimizi ister muhalefet ederek ister yöneterek canlı tutalım. Birbirimize saygı duyalım. Ve de meslek odaklı her doğrunun yanında her yanlışın karşısında olalım.

Mehmet Ünal: Bizler maalesef birçok sağlık çalışanına göre daha fazla danışmanlık yaptığımız halde bu durumu resmi bir sıfata çevirememişiz. Eczacılık neticede akademik meslek, serbest eczacılık da bu eğitimin bir sonucu fakat esnaflık ve ticaret yapıyoruz bizler. Geleceğimizi bilemem çünkü her gün bir değişim tezahür ediyor ama bu akademik durum ile mutlaka bir fark yaratmalıyız. Eczacılar olarak Türkiye Ulusal İlaç ve Eczacılık Strateji Belgesi’ni oluşturmak durumundayız. Bunu yapamaz isek boyunduruk altına girmemiz kaçınılmaz olacaktır. Ben bu durumdan çıkabilecek gücü ve hareketi bizlerde görüyorum. İzmir’den bu hareketle çıkışa başlayacağımızı düşünüyorum.

Barış Bayram: Bugün şöyle geriye baktığımda kendimle birlikte birçok arkadaşımın eczanelerinin değiştiğini ve mesleğe bakış açılarının çok değiştiğini gözlemliyorum. Değişim her alanda her meslekte kaçınılmazdır artık ülkemizdeki tüm eczacıların klasik reçete eczacılığından sıyrılıp danışman eczacı sınıfına doğru geçmeleri gerekiyor.

Başar Doğan: Ülkemizdeki eczacılığın gelecekteki konumu, kamu eczacılarımızla birlikte büyük ölçüde biz serbest eczacıların stratejik adımlarına bağlı. Eczanelerimizde sağlık danışmanlığı yaparken kullandığımız ya da kullanmamız gereken bilgilerin büyük kısmı fakültelerimizin haricinde mesleki yayınları da takip ederek, araştırarak kazandığımız bilgiler. Saygın bir meslek kuruluşunun üyeleriyiz. Fakat bunu eczanedeki danışmanlığımızın kalitesiyle ve halkımızı sağlık konusunda daha da bilinçlendirerek ileri götürebiliriz diye düşünüyorum.

İlgili Yazılar