Kuru ciltleri korumaya alalım Kuru ciltleri korumaya alalım
Cilt yaşlanması, yaşlanma sürecinin en can sıkıcı görünür habercisidir. Yaşlanma dediğimiz süreç bütün organizmayı etkileyen bir süreç de olsa özellikle görünür belirtiler en çok... Kuru ciltleri korumaya alalım

Cilt yaşlanması, yaşlanma sürecinin en can sıkıcı görünür habercisidir. Yaşlanma dediğimiz süreç bütün organizmayı etkileyen bir süreç de olsa özellikle görünür belirtiler en çok dikkat çeken kısmıdır. Bu nedenle de genellikle alınan önlemler cilt yaşlanmasından başlar.

Yaz aylarında UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı korumaya çalıştığımız cildimizi kışın da soğuk nedeniyle artan kuruluğa karşı korumamız gerekir. Kış ayları ile kuruyan cilt daha çabuk yıpranmaya ve kırışıklıkları görünür olmaya başlar.

Cildin nemini koruması yaşlanma sürecinin geciktirilebilmesi adına önemli bir adımdır. Hyaluronik asit destekleri özellikle cildin nem tutma kapasitesinin artırılması amacıyla kuru cilt problemlerinde kullanılabilir. Kış döneminde yağ asidi destekleri ile birlikte kullanımları hem kuruluk hem de elastikiyetin korunmasına katkı sağlar. Özellikle Kolajen protein lifler, elastin lifler ve polisakkarit yapılardan oluşan cilt yapısı yaşlanma ve dış etkenlere bağlı olarak elastikiyetini, nem tutma kabiliyetini ve nem yoğunluğunu kaybeder. Özellikle ilk yaşlanma belirtilerinin görüldüğü dönemden itibaren kırışıklık derinliğinin azaltılması, elastikiyet ve nem oranının korunmasına yardımcı olarak Hyaluronik asit-hidrolize tip II kolajen destekleri hızlı ve gözlenebilir etkileriyle anti-aging önlemler arasında yerini almıştır.

Cilt yaşlanmasının önlenmesine yardımcı olarak besin eksikliklerinin giderilmesi ve antioksidan destekler önemli bir adımdır. Özellikle çevresel ve fizyolojik olaylar sonucu artan serbest radikaller ve bu yapıların yarattıkları tahribatın azaltılmasında önemli roller üstlenirler. Kış döneminde hem bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine destek etkileri hem de cildin bağ dokusu üzerindeki güçlü etkileriyle C vitamini destekleri avantajlı bir kullanım sağlar. C Vitamini bağ dokuyu güçlendirerek cilt sarkmalarının ve kırışıklık oluşumunun yavaşlatılmasına destek olur. Bağ doku ve C vitamini ilişkisi aslında vücudun kolajen dediğimiz yapılarının sentezi için C vitaminine ihtiyaç duymasından kaynaklanır. Vücudumuz 25 yaş ve sonrasında sahip olduğu kolajen miktarının her yıl %1,5 unu kaybetmeye başlar. Bu kayba bağlı olarak 30’lu yaşların başlarında mimik çizgileri derinleşir ve daha sonra sarkma ve çökmeler oluşur. Dolayısıyla C vitamini ve tip 2 kolajenin hidrolize formlarının (oral yoldan emilebilen formlar hidrolize formlardır) alımına dikkat etmek kolajen yapıları korumak ve olası yaşlanma etkilerini geciktirmek adına önem kazanır.

Ecz. Duygu Bakın

İlgili Yazılar