İyi Huylu Prostat İrileşmesinin Tedavisi Mümkün İyi Huylu Prostat İrileşmesinin Tedavisi Mümkün
GSK Türkiye, 15 Eylül Dünya Prostat Günü kapsamında düzenlediği basın toplantısında, Türk Üroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Önder Yaman ve Türk Üroloji Derneği İkinci... İyi Huylu Prostat İrileşmesinin Tedavisi Mümkün

GSK Türkiye, 15 Eylül Dünya Prostat Günü kapsamında düzenlediği basın toplantısında, Türk Üroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Önder Yaman ve Türk Üroloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu’nu ağırladı.

Toplantıda yaptığı konuşmada, iyi huylu prostat büyümesinin belirtilerini ve tıbbi tedavisini anlatan Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, iyi huylu prostatın 50 yaş üzerinde %50-75, 70 yaş üzerinde %80’oranlarında görüldüğünü söyledi. Ürolojide en sık tanı konulan prostat hastalığının genellikle 50 yaşından büyük erkeklerde görüldüğünü söyleyen Kadıoğlu, “İyi huylu prostatın nasıl oluştuğu net olarak bilinmese de, yaşlanmayla birlikte erkeklerde oluşan hormonal değişikliklerle ilişkili olduğu düşünülüyor. Hastalık prostat büyümesinin idrar yolunu kapatmasına veya sıkmasına bağlı olarak idrar yapma ile ilgili şikayetlerle başlıyor” dedi.

Türkiye’de 5,6 milyon erkekte iyi huylu prostat büyümesine bağlı şikayet ve belirtiler olduğu belirten Kadıoğlu, Amerika’da 30-79 yaş arası alt üriner sistem semptomları (AÜSS) olan yaklaşık 15 milyon erkek olduğunu, Avrupa’da ise bu hastalığa sahip 30-79 yaş arası 35 milyon erkek bulunduğunu söyledi. Kadıoğlu, “Obezite, şeker hastalığı, artmış total enerji alımı, total protein tüketimi, kırmızı et, yağ, tahıllar, ekmek, kümes hayvanları ve nişasta ile beslenme, iyi huylu prostat açısından risk oluşturuyor. Sebzeler, meyveler, doymamış yağ asitleri, linoleik asit ve D vitamini bitkisel kaynaklı gıdalarla beslenme ve egzersiz, iyi huylu prostatı koruyucu özellik taşıyor” dedi.

Toplantıda iyi huylu prostat büyümesinin cerrahi tedavisinden bahseden Prof. Dr. Önder Yaman ise, iyi huylu prostat irileşmesi takip-tedavisi altında olan hastaların 5 yıl içerisinde %30’unun cerrahi uygulama gördüğünü belirterek; “Böbrek yetmezliği, mesane taşı, tekrarlayıcı prostat kanamaları, medikal tedavinin etkisizliği, çoklu sonda uygulamaları, tekrarlayan üriner enfeksiyonlar ve mesane divertikülü görüldüğü hallerde cerrahi uygulama yapılmalıdır. Geçmiş yıllarda sıklıkla açık prostat ameliyatları yapılırken artık endoskopik (kapalı) ameliyatlar yapılmaktadır. Kapalı ameliyatlardan son yıllarda popüler olanları laser tiplerine göre olmak üzere prostatı buharlaştıran (KTP- greenlight laser) veya doku olarak çıkartan (Holmium laser) tipleri bulunmaktadır” dedi. Cerrahi teknik seçiminin kişiye özel olarak yapılması gerektiğini belirten Yaman, 50 yaş itibariyle prostat belirtileri gösteren erkeklerin prostat kanser taraması için üroloğa başvurmalarının önemini vurguladı.

Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu- Prof. Dr. Önder Yaman