İnfertilite İnfertilite
İnfertilite, doğurganlığı etkileyen dolayısıyla toplumların nüfus oranı üzerinde etkisi olan faktörlerden bir tanesidir. En sık karşılaşılan infertilite nedenleri sperm anomalileri gibi erkeğe ait nedenler,... İnfertilite

İnfertilite, doğurganlığı etkileyen dolayısıyla toplumların nüfus oranı üzerinde etkisi olan faktörlerden bir tanesidir. En sık karşılaşılan infertilite nedenleri sperm anomalileri gibi erkeğe ait nedenler, ovulasyon bozuklukları gibi kadına ait nedenler ve nedenin saptanamadığı hem kadın hem erkeğe ait infertilite olarak tanımlanır.

Erkek infertilitesinde etkenlerin çoğunluğunu sonradan ortaya çıkan faktörler oluşturur. Enfeksiyona bağlı, travmatik, toksik (ilaç, tütün, uyuşturucu), çevresel ve mesleksel etkenler sayılabilir. Stres de infertilite için fizyolojik faktör olarak en üst sıralarda yer alır.

Kadınlarda sonradan ortaya çıkan infertilite nedenleri polikistik over, obezite, sigara kullanımı, stres ve genel psikolojik durum, endometriyozis şeklinde belirtilmektedir. Modern ve gelişmekte olan toplumlarda çevresel etkenlerin giderek infertiliteyi arttırdığı görülmektedir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve beslenme yetersizlikleri (selenyum, folat, omega-3, iyot gibi) de ilk sıralarda yer alır.

Erkekte üreme potansiyeli saptayabilmek için sperm sayısı, kalitesi ve yoğunluğuna bakılır. Yetersiz sperm üretimi bu infertil olguların yaklaşık %90’ını oluşturmaktadır. Ortalama sperm sayısının 1940 yılından bu yana %40’a ulaşan oranlarda azaldığı görülmektedir fakat Oligospermi yani sperm sayısının az olması durumuna karşı, ağır metal birikimi, sigara kullanımı, kötü beslenme stres gibi kontrol edilebilir etkenlerde farkındalık yaratılarak ve önlemler alınabilir.

Ağır metal analizleri ile maruziyet tespit edilebilir, antioksidan desteklerle vücudun detoksu sağlanabilir. Bağışıklık destekleri ile enfeksiyon riskleri azaltılabilir. Vücudun antiinflamatuvar mekanizması güçlendirilebilir hormon bezleri ve sperm oluşumu da daha sağlıklı işleyiş göstermesi sağlanabilir.

Kadınlarda metabolik ve endokrin kontroller yapılarak ovülasyonu etkileyebilecek sebepler en aza indirilebilir. Yeme bozuklukları, beden kitle endeksleri, yetersiz besin ve madde düzeyleri kontrol edilebilir.

Bu aşamadan üreme sağlığına yardımcı olarak değerlendirilebilecek destek ürünleri erkek ve kadınlara özel olarak ayrıca inceleyebiliriz.

Kadınlarda yumurta kalitesi, ovülasyon dengesi, yumurtaların daha genç kalabilmesi düzgün inflamatuvar sistem ile oluşur. Bu sistemi düzenlemek için Omega-3 yağ asidi (EPA-DHA) alımı oldukça önem taşır. Vücudun antiinflamatuvar cevabı, döllenme için düzgün işleyişte olmalıdır.

Folat seviyelerinin azlığı sadece fetüs gelişimi için değil kadınlarda düzgün üreme sistem fonksiyonları için de gereklidir. İnfertil kadınlarda düşük folat seviyeleri dikkat çekici seviyededir. E vitamini endokrin sistemdeki birçok hormonun fonksiyonu için kofaktör rol sağlar. Çalışmalarda, metabolik sendromu olan infertil kadınlarda E vitamini olumlu hormonal gelişmeler sağlamıştır. C vitamini antioksidan etkisi ile her zaman olumlu etkiler ortaya koymanın yanında B kompleks vitaminleri ile bir arada östrojen metabolizmasında rol alırlar.

Erkeklerde hormonal metabolizma ve sperm oluşumu için çinko en önemli esansiyel mineraldir. Yapılan çalışmalarda çinko desteği ile infertil erkeklerde sperm sayısı artış gösterirmiştir. Antioksidanlar, idiyopatik oligospermi olgularında olumlu sonuçlar vermektedir. Serbest radikal ve oksidatif hasarın sperm üzerinde oluşturduğu negatif etkiyi azaltmak için antioksidanlar erkek infertilitesinde yardımcı olarak yer verilmektedir. Çalışmalarda C vitamini, selenyum, coq-10, glutatyon gibi antioksidanların spermin yumurtayı dölleme yeteneğini arttırdığı görülmüştür. L-arjinin amino asidi desteği erkek infertilitesinde sık kullanılsa da sperm sayısı oldukça az olan durumlar yerine hareketliliği arttırmada (ileri hareket kazandırma) ve erektil fonksiyonların gelişiminde etkisi daha yüksektir.

İnfertil erkeklerde stres yönetimi önemli yaklaşımlardan biridir. Stresin tüm fizyolojik etkilerine karşı Panax Ginseng gibi tonik özellik gösteren strese karşı vücudun uyumunu sağlamaya yardımcı bitkilerden de fayda sağlanabilir.

 

Sağlıklı günler dilerim.

İlgili Yazılar