DAVRANIŞ PSİKOLOJİSİ DAVRANIŞ PSİKOLOJİSİ
Stanford Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Bj. Fogg, Davranış Modelleri üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda, insanların niyetleri ve yaptıkları arasındaki farkı ortaya koymuştur.  Çoğu insan sağlıklı... DAVRANIŞ PSİKOLOJİSİ

Stanford Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Bj. Fogg, Davranış Modelleri üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda, insanların niyetleri ve yaptıkları arasındaki farkı ortaya koymuştur.  Çoğu insan sağlıklı olmak için, spor yapmanın yararlı, sigara-alkol tüketiminin zararlı olduğunu, sağlıklı besinler tüketmenin doğru olduğunu ve bunları –istedikleri takdirde- gerçekleştirebileceklerini düşünür, fakat davranış ve alışkanlıkları bu düşüncelerle çelişir. Düşünce ile davranış ilişkisindeki çelişkiyi inceleyen Fogg, düşüncelerin hayata geçebilmesi için üç faktör olduğunu ve bunların beraber çalışmasının gerekli olduğunu belirtiyor.

Fogg, insanın bir davranışı gerçekleştirmesi için yeterince ‘’motive olması’’, bu davranışı gerçekleştirebilecek ‘’yetenek ve imkanlar’’ ve davranışa özel ‘’tetikleyici’’lerin olması gerektiğini açıklıyor. Bir düşüncenin hayat bulması için, insanın önce motivasyonunun olması, sonra bunu gerçekleştirecek zihinsel, duygusal ve fiziksel yeteneklere sahip olması ve nihayetinde de tetikleyici bir etkiye ihtiyaç vardır. Fogg, bu üç faktörün birarada olmadığı durumlarda, düşüncelerin eyleme dönüşemediğini söylüyor.

1.Motivasyon;

Hisler (Zevk ve Acı), Beklentiler (Umut ve Korku), Aidiyet (Kabul edilme arzusu ve reddedilme korkusu) olarak sınıflandırdığımızda; insanın hazzı arttırma ve acıdan uzaklaşma eylemlerinin, nedenini açıklayan unsurdur. Örnek vermek gerekirse; Eğlence sektörü haz odaklı, Kişisel bakım sektörü umut odaklıdır. Revlon’un kurucusu, Charles Revlon ‘’Kozmetik sektörü fabrikada ürün, mağazada umut üretir’’ demiştir. Sağlık sektörü ise korku odaklıdır. Toplum tarafından kabul edilme veya reddedilme, günümüzde çok önemli bir motivasyon kaynağıdır. Moda, diziler, kullanılan aksesuarlar, cep telefonu tercihleri dahi toplumsal kabul motivasyonuyla gelişir. Facebook, instagram gibi sosyal mecralarda, fotoğraf paylaşımlarının da kökeninde bu motivasyon kalıbı yer alır.

2. İmkan ve Yetenekler; Zaman, Ekonomi, Zihinsel, Fiziksel, Duygusal yetenekler.

İnsanların davranışlarını hayata geçirmek için gereken imkan ve yetenekleri eksikse, düşünceleri hayat bulamaz. Herhangi bir spor dalında motivasyonu yüksek dahi olsa, yeteneği kısıtlı birinin başarılı olması çok zordur.

Özetle, yetenek bir şeyi ne kadar kolay gerçekleştirebildiğimizin ölçüsüdür.

3. Tetikleyici unsurlar;

Motivasyon ve yeteneğin yanı sıra, yeni bir davranışın gerçekleşebilmesi için tetikleyici unsurlara ihtiyaç vardır. Tetikleyiciler, bir davranışı hatırlatan veya başlatan etkenlerdir. Mağazalarda vitrinler, manken görselleri, prova odaları, parfüm testleri, araç deneme sürüşleri, online satın alma kolaylıkları, kampanyalar… Hepsi tetikleyicidir. Motivasyonu ve imkanı-yeteneği olan insanların arzu edilen davranışı sergilemesine yarar.

BJ Fogg’un davranış psikolojisini açıkladığı bu modelde, en çok tetikleyicilerin üzerinde durulmaktadır.Diğer iki faktörü etkileme şansımız sınırlı olsa dahi, tetikleyicileri harekete geçirme olanağımız her zaman vardır. Ayrıca doğru ve bilinçli kurgulanmış tetikleyiciler, yeni davranışın motivasyonunu da oluşturabilir.

Paylaş – Beğen butonları, basit gibi görünse de Facebook gibi dev bir firmanın kurulmasını sağlayan tetikleyicilerdir.

User friendly (kullanıcı dostu) kurgulanmamış aletler, formlar, siteler, yanlış tetikleyicileri sebebiyle yok olurlar.

Eczane yönetiminde motivasyon; personelimizin çalışma yöntemlerini oluştururken, görev tanımlarının ve sorumluluk alanlarının tanımlanması, doğru iletişim modellerinin ve ödül sisteminin oluşturulması, takım bilincinin, aidiyetin gerçekleşmesi için etkinlikler düzenlenmesi, liderlik bünyesinde birebir gelişme görüşmeleri ile takım önünde takdir örneklerinin modellenmesi gereklidir.

Eczane yönetiminde yetenek; konusunda ise, işe alım süreçlerinde Eczane’nin ihtiyaç alanlarının saptanması, yetkinlik ölçümleri için referans araştırmaları ve deneme süresi, rutin mesleki gelişim eğitimlerine katılım, Eczane içi bilgilenme toplantıları düzenlemek gerekmektedir.

Eczane yönetiminde tetikleyiciler; ise Eczane içinde hatırlatıcı görseller, raf etiketleri, kategori-alt kategori başlıkları, dönkartlar, posterler, bilgilendirme afişleri, tanıtım videolarının yer aldığı monitörler, kampanya düzenlemeleri, testerlar, kofreler ve sözel bilgilendirmeleri sayabiliriz.

İşimizin reçete karşılama ve bilgilendirme dışındaki alanı, diğer kategorilerde müşteri odaklı hizmet gerektirdiğinden, verimliliğimizi arttırmak için Fogg modelinde olduğu üzere, doğru motivasyonlarla, doğru yetenek ve imkanları, etkili tetikleyicilerle bir araya getirmemiz gerekmektedir.

Akademisyen Wu, Oyunlaştırma teorisinde, Fogg Davranış modelinden yararlanmıştır.

Oyun dinamikleri genelde insanları pozitif geri bildirimlerle motive eder, bunların arasında puan toplama, rozetler, statüler, ilerleme, kişiselleştirme ve diğer süprizler bulunur. Teoride, negatif geri besleme de kullanılabilir ancak pratikte daha az etkili olacaktır. Negatif geri besleme mekanizmaları eğer oyuncular çok motive değilsel ya da sosyal/komünal bir bağlamda kullanılmazsa, oyunlaşmış aktivitenin tamamen terkedilmesine yol açabilir. Bu nedenle negatif geri besleme çok dikkatli kullanılmalıdır.

Kutu kutu

Basit Çözümler köşesi

Konfüçyüs, öğrencilerine ders veriyordu. Sınıfa elinde dar uzun bir vazo ile geldi. Tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde de bir elma vardı. Elmayı vazonun içinde koyduktan sonra, vazoyu yere bıraktı ve şöyle dedi;

– Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı alabilir.

Öğrencilerden biri atıldı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu.

Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalıştıkça elma elinden kaydı. Bir de elini vazoya sıkıştırdı, bağırmaya başladı:

– Elimi çıkaramıyorum!

 Konfüçyüs;

– Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmezsen, elini çıkaramazsın.

Öğrenci biraz daha uğraştı, elmayı elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda mecburen bıraktı. Elini vazodan çıkardı. Konfiçyus’a sordu:

– Elmayı vazodan çıkarmanın bir yolu var mı?

Konfüçyüs, nasıl olacağını göstereyim dedi ve vazoyu ters çevirdi. Elma kendiliğinden vazonun içinden yuvarlanıp çıktı. Öğrenciler çözümün bu kadar basit olması nedeniyle gülmeye başladı.

Konfüçyüs, öğrencilerine elmayı göstererek dedi ki:

– Göründüğü gibi basit değil, bazen bırakabilmek daha zordur. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. 

Hayatın akışında bazen ulaşmak istediklerinize onları yakalamaya çalışarak değil, onların size gelmelerine izin vererek ulaşabilirsiniz. Bazen en doğrusu olayları kendi akışına bırakıp müdahale etmemektir. Sorunlara bakış açınızı değiştirdiğinizde farklı çözümler bulabilirsiniz.

[1] Fogg, B.J. (2009) The Behavior Grid: 35 Ways Behavior Can Change. Persuasive’09, April 26-29, Claremont, California, USA.

[2] http://www.behaviorgrid.org/

[3] http://captology.stanford.edu/projects/behavior-wizard-2.html

[4] Wu, M. (2011) The magic potion of game dynamics. Lithium. http://lithosphere.lithium.com/t5/Building-
Community-the-Platform/The-Magic-Potion-of-Game-Dynamics/ba-p/19260

İlgili Yazılar