Cilt Yaşlanması Cilt Yaşlanması
Cilt yaşlanması, yaşlanma sürecinin en can sıkıcı görünür habercisidir. Yaşlanma dediğimiz süreç bütün organizmayı etkileyen bir süreç de olsa özellikle görünür belirtiler en çok... Cilt Yaşlanması

Cilt yaşlanması, yaşlanma sürecinin en can sıkıcı görünür habercisidir. Yaşlanma dediğimiz süreç bütün organizmayı etkileyen bir süreç de olsa özellikle görünür belirtiler en çok dikkat çeken kısmıdır. Bu nedenle de genellikle alınan önlemler cilt yaşlanmasından başlar. Cilt yaşlanmasının önlenmesine yardımcı olarak besin eksikliklerinin giderilmesi ve antioksidan destekler önemli bir adımdır. Özellikle çevresel ve fizyolojik olaylar sonucu artan serbest radikallere ve bu yapıların yarattıkları tahribatın azaltılmasında önemli roller üstlenirler. Korumanın yanında anti-aging konusunda bir beklenti de mevcut cilt durumunun iyileştirilmesidir. Özellikle derinleşen mimik çizgileri, nemsiz sağlıksız görüntü ve değiştirilemeyen önemli bir güç olan yer çekimi nedeniyle oluşan cilt sarkmalarından kaynaklanan mevcut deformasyonların giderilmesi önemli bir adımdır. Bu amaçla özellikle cilt yapısında bulunan kolajen ve hyaluronik asit yapılarının desteklenmesi pozitif sonuçlar ortaya koyar. Özellikle kolajen protein lifler, elastin lifler ve polisakkarit yapılardan oluşan cilt yapısı yaşlanma ve dış etkenlere bağlı olarak elastikiyetini, nem tutma kabiliyetini ve nem yoğunluğunu kaybeder. Vücudumuz 25 yaş ve sonrasında sahip olduğu kolajen miktarının her yıl %1,5’ini kaybetmeye başlar. Bu kayba bağlı olarak 30’lu yaşların başlarında mimik çizgileri derinleşir ve daha sonra sarkma ve çökmeler oluşur. Hyaluronik asit ve oral emilime uygun hidrolize tip II kolajen destekleri, cilt dokusunda kolajen yapının desteklenmesine, bağ dokunun onarılmasına ve cilt elastikiyetinin artmasına yardımcı olur. Kolajen moleküler yapısı büyük bir madde olduğu için özellikle cilt sağlığı uygulamalarında hidrolize tip II kolajen destekleri düşük moleküler ağırlıkları sayesinde etkili olabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar, Hyaluronik asitin su tutma özelliğinin, yara ve yanık iyileşmesine de yardımcı oldu- ğunu göstermektedir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte hyaluronik asit ve kolajence zengin eklem-kıkırdak dokusu da özelliğini yitirmeye başlar ve çeşitli eklem rahatsızlıkları görülebilir. Cilt dokusu yanında eklem yapısında da yoğun olarak bulunan Hyaluronik asit, kıkırda- ğın bütünlüğünün korunabilmesi için eklemler tarafından kullanılır. Aynı zamanda eklemlerin onarılmasına ve dayanıklılığının artırılmasına destek sağlar. Bununla birlikte eklem aralığında bulunan sinoviyal sıvının yapısına katılarak eklem kayganlığının arttırılmasına destek vererek eklem hasarlarına karşı koruyucu etki gösterir. Özellikle ilk yaşlanma belirtilerinin görüldüğü dönemden itibaren kırışıklık derinli- ğinin azaltılması, elastikiyet ve nem oranının korunmasına yardımcı olarak Hyaluronik asit-hidrolize tip II kolajen destekleri hızlı ve gözlenebilir etkileriyle anti-aging önlemler arasında yerini almış

Yorum Bulunamadı

Aşağıdaki Yorum bırakmak için ilk olun.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Yazılar